İncil’de Allah sevgisi ve Allah rızasına uygun sevgi anlayışı

Bir din bilgini yaklaşıp ona, “Tüm buyrukların en önemlisi hangisidir?” diye sordu. İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Allah’ımız olan Rab tek Rab’dir. Allah’ın olan Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle sev. İnsanın Allah’ı bütün yüreğiyle, bütün anlayışıyla ve bütün gücüyle sevmesi, komşusunu da kendi gibi sevmesi, tüm yakılmalık adaklardan ve sunulan kurbanlardan daha önemlidir.” (Markos, 12:28-33)

Adam şöyle karşılık verdi: “Allah’ın olan Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla sev. Komşunu da kendin gibi sev.” (Luka, 10:27)

İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Allah’ımız Rab tek Rab’dir. Allah’ın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle seveceksin.’ İkincisi de şudur: ‘Komşunu kendin gibi seveceksin’… ” (Markos, 12:29-31)

Sevgi, Allah’ın buyruklarına uygun yaşamamız demektir. Başlangıçtan beri işittiğiniz gibi, O’nun buyruğu, sevgi yolunda yürümenizdir.(Yuhanna’nın 2. Mektubu, 1:6)

… Allah’ın Rabbi tüm yüreğinle, tüm canınla, tüm anlayışınla seveceksin. İşte ilk ve en önemli buyruk budur. İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur:‘Komşunu kendin gibi seveceksin.’ (Matta, 22:37-39)

Herşeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü sevgi birçok kötülüğü örter.  (Petrus’un 1. Mektubu, 4:8)

Birbirinize kardeşlik sevgisiyle bağlı olun. Birbirinize saygı göstermekte yarışın. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 12:10)

Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Allah’tandır. Seven herkes… Allah’ı tanır. Sevmeyen kişi Allah’ı tanımaz. Çünkü Allah sevgidir… Sevgili kardeşlerim, Allah bizi bu kadar çok sevdiğine göre biz de birbirimizi sevmeye borçluyuz. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 4:7-11)

Duam şu ki; sevginiz, bilgi ve her tür sezgiyle arttıkça artsın. (Pavlus’tan Filipililere Mektup, 1:9)

[Hz. İsa (as):] Size [Allah rızası için] yeni bir buyruk veriyorum: “Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin. Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır.” (Yuhanna, 13:34-35)

Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. Sevgi herşeye katlanır, herşeye inanır, herşeyi umut eder, herşeye dayanır. Sevgi [Allah’ın sevgisi] asla son bulmaz… (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 13:4-8)

Ama Allah’ı seveni Allah bilir. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:3)

Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz?… (Matta, 5:46-47)

‘Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, ‘düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.’ (Matta, 5:43-44)

Mesih bizi nasıl sevdiyse… siz de öylece sevgi yolunda yürüyün.  (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 5:2)

Beni seviyorsanız, [Allah rızası için] buyruklarımı yerine getirirsiniz… Kim [Allah rızası için] buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni seveni Allah sevecektir. Ben de onu seveceğim…  (Yuhanna, 14:15, 21)

İsa ona şu karşılığı verdi: “Beni seven sözüme uyar, Allah da onu sever… Beni sevmeyen, sözlerime uymaz. İşittiğiniz söz benim değil; beni gönderen Allah’ındır.” (Yuhanna, 14:23-24)

Size şu buyruğu veriyorum: “Birbirinizi sevin!” (Yuhanna, 15:17)

Yazılmış olduğu gibi, “Allah’ın Kendisini sevenler için [ahiret hayatında] hazırladıklarını hiçbir göz görmedi, hiçbir kulak duymadı, hiçbir insan yüreği kavramadı.” (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 2:9)

… “Komşunu kendin gibi seveceksin.”  (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 5:14)

[Hz. İsa (as):] “Allah’ın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın. Eğer [Allah rızası için] buyruklarımı yerine getirirseniz, sevgimde kalırsınız, tıpkı benim de Allah’ın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi… Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye söyledim. Benim buyruğum şudur: Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. Hiç kimsede, insanın, [Allah rızası için] dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur. Size [Allah için] buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz.” (Yuhanna, 15:9-14)

… Birbirimizi seversek… [Allah] sevgisi içimizde mükemmelleşmiş olur.  (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 4:12)

Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü… Allah’ın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 5:5)

Allah’ın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Allah sevgidir. Sevgide yaşayan Allah’da [Allah’ın rızasına uygun] yaşar… (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 4:16)

Öyleyse, Allah’ın kutsal ve sevgili seçilmişleri olarak yürekten sevecenliği, iyiliği, alçakgönüllülüğü, sabrı, yumuşaklığı giyinin. Birbirinize anlayışlı davranın. Birinizin ötekinden bir şikayeti varsa, Rab’bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. Bunların hepsinin üzerine… sevgiyi giyinin.(Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:12-14)

Bizse seviyoruz, çünkü önce O [Allah] bizi sevdi. “Allah’ı seviyorum” deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Allah’ı sevemez. “Allah’ı seven kardeşini de sevsin” diyen buyruğu Mesih’ten aldık. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 4:19-21)

İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi… (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 13:13)

İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz… Bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam… ama sevgim olmasa, bir hiçim. Varımı yoğumu sadaka olarak dağıtsam, bedenimi yakılmak üzere teslim etsem, ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı olmaz. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 13:1-3)

İsa… “Yaşama kavuşmak istiyorsan, O’nun [Allah’ın] buyruklarını yerine getir.” “Hangi buyrukları?” diye sordu adam. İsa şu karşılığı verdi: “‘Adam öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin’ ve ‘komşunu kendin gibi seveceksin.’ ” (Matta, 19:17-19)

Gençsin diye kimse seni küçümsemesin. Konuşmada, davranışta, sevgide, imanda, paklıkta imanlılara örnek ol. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 4:12)

Kardeşler, aranızda çalışanların, Rab yolunda size önderlik edip öğüt verenlerin değerini bilmenizi rica ederiz. Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı,sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 5:12-13)

Kardeşler, sizin için her zaman Allah’a şükran borçluyuz. Böyle yapmamız da yerindedir. Çünkü imanınız büyüdükçe büyüyor, her birinizin öbürüne olan sevgisi artıyor. Bu nedenle bizler, katlandığınız bütün zulüm ve sıkıntılar karşısındaki sabır ve imanınızdan ötürü… sizinle övünüyoruz. (Pavlus’tan Selaniklilere 2. Mektup, 1:3-4)

Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkarlar bile kendilerini sevenleri sever. (Luka, 6:32)

Ama vay halinize… Siz nanenin, sedef otunun ve her tür sebzenin ondalığını verirsiniz de, adaleti ve Allah sevgisiniihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden esas bunları yerine getirmeniz gerekirdi. (Luka, 11:42)

[Allah rızası için] Mesih’in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:35)

Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi… Allah sevgisinden ayırmaya yetmeyecektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:38-39)

… ‘Hepimizin bilgisi var’ diyorsunuz, bunu biliyoruz. Bilgi insanı böbürlendirir, sevgiyse geliştirir. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:1)

Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın. Çünkü başkalarını seven, Kutsal Yasa’yı [Allah’ın emirlerini] yerine getirmiş olur. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 13:8)

Gerçeğe uymakla kendinizi arıttınız, kardeşler için içten bir sevgiye sahip oldunuz. Onun için birbirinizi candan, yürekten sevin. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:22)

Herkese saygı gösterin. İmanlı kardeşlerinizi sevin, Allah’tan korkun… (Petrus’un 1. Mektubu, 2:17)

Sonuç olarak hepiniz aynı düşüncede birleşin. Başkalarının duygularını paylaşın. Birbirinizi kardeşçe sevin. Şefkatli, alçakgönüllü olun. (Petrus’un 1. Mektubu, 3:8)

Başlangıçtan beri işittiğiniz buyruk şudur: Birbirimizi sevelim. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:11)

Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:18)

O’nun [Allah’ın] buyruğu… [Allah’ın elçisi] İsa’nın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:23)

Ona sevgiyle bakan İsa, “Bir eksiğin var” dedi. “Git neyin varsa sat, parasını yoksullara ver; böylece cennette hazinen olur. Sonra gel, beni izle.”(Markos, 10:21)

Allah’ı sevmek O’nun buyruklarını yerine getirmek demektir. O’nun buyrukları da ağır değildir. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 5:3)

Ama dünyanın, Allah’ı sevdiğimi ve Allah’ın bana buyurduğu herşeyi yerine getirdiğimi anlamasını istiyorum. (Yuhanna, 14:31)

[Hz. İsa (as):] “… beni sevdiğiniz… için Allah’ın Kendisi sizi seviyor.” (Yuhanna, 16:27)

“Zina etmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, başkasının malına göz dikmeyeceksin” buyrukları ve bundan başka ne buyruk varsa, şu sözde özetlenmiştir: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” Seven kişi komşusuna kötülük etmez. Bu nedenle sevmek Kutsal Yasa’yı [Allah’ın emirlerini] yerine getirmektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 13:9-10)

… Bütün kutsalları [kendini Allah’a adamış olanları] sevdiğinizi duyduğumdan beri ben de sizin için sürekli şükrediyor, sizi dualarımda hep anıyorum. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 1:15-16)

Allah’ın lütfu İsa Mesih’i tükenmeyen bir sevgiyle sevenlerin hepsiyle birlikte olsun. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:24)

Sizler için dua ederken Allah’a… her zaman şükrediyoruz. Çünkü Mesih İsa’ya iman ettiğinizi ve bütün kutsalları [kendini Allah’a adamışları] sevdiğiniziduyduk. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 1:3-4)

Kardeşlik sevgisi konusunda kimsenin size bir şey yazmasına gerek yoktur. Çünkü Allah size birbirinizi sevmeyi öğretti. Gerçekte bütün Makedonya’dakikardeşlerin hepsini seviyorsunuz. Kardeşler, size rica ediyoruz, bu konuda daha da ilerleyin. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 4:9-10)

“Komşunu kendin gibi seveceksin” diyen Kutsal Yazı’ya uyarak… Allah’ın Yasası’nı gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz. (Yakup’un Mektubu, 2:8)

Mesih’i görmemiş olsanız da onu seviyorsunuz. Şu anda onu görmediğiniz halde… sözle anlatılmaz yüce bir sevinçle coşuyorsunuz. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:8)

 

 Into the Poppys

Şimdi sana rica ediyorum… birbirimizi sevelim. Bu sana yazdığım yeni bir buyruk değil, başlangıçtan beri kabul ettiğimiz buyruktur. (Yuhanna’nın 2. Mektubu, 1:5)

Kardeş sevgisi sürekli olsun. Konuksever olmaktan geri kalmayın… Çünkü bu sayede bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler. Hapiste olanları, onlarla birlikte hapsedilmiş gibi hatırlayın. Sizin de bir bedeniniz olduğunu düşünerek kötü muamele görenleri hatırlayın. (İbranilere Mektup, 13:1-3)

Rab, birbirinize ve bütün insanlara olan sevginizi, bizim size olan sevgimiz ölçüsünde çoğaltıp artırsın!(Pavlus’un Selaniklilere 1. Mektubu, 3:12)

Doğru olanı yapmayan ve kardeşini sevmeyen kişi Allah’tan [Allah’ın razı olduğu kullardan] değildir. İşte Allah’ın kulları… böyle ayırt edilir. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:10)

Kardeşini seven, ışıkta [Allah’ın nuruyla] yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz. Ama kardeşinden nefret eden karanlıktadır; karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık, onun gözlerini kör etmiştir. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 2:10-11)

Çünkü Allah bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi… ruhu vermiştir.  (Pavlus’un Timoteos’a 2. Mektubu, 1:7)

… Rab’be tabi biri olarak senin için daha da çok sevilecek bir kardeştir.  (Pavlus’tan Filimon’a Mektup, 1:16)

[Hz. İsa (as):] “Ama beni dinleyen sizlere şunu söylüyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin.” (Luka, 6:27-28)

Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 12:9)

Advertisements

İncil’de Allah korkusu

  • İncil’de Allah korkusu

Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın. Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atmaya kadir olan Allah’tan korkun. Evet, size söylüyorum, O’ndan korkun. (Luka, 12:4-5)

… Gurbeti andıran bu dünyadaki zamanınızı Allah korkusunda geçirin. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:17)

… Her ulusa, her soya, her dile, her halka yüksek sesle, “Allah’tan korkun, O’nu yüceltin ” diyordu… (Vahiy, 14:6-7)

[Hz. İsa (as):] “Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde yıkıma uğratabilen Allah’tan korkun.“(Matta, 10:28)

Herkese saygı gösterin. İmanlı kardeşlerinizi sevin, Allah’tan korkun… (Petrus’un 1. Mektubu, 2:17)

Çünkü güçlü olan [Allah], benim için büyük işler yaptı. O’nun adı kutsaldır. Kuşaklar boyunca Kendisi’nden korkanlara merhamet eder. (Luka, 1:49-50)

Dindar bir adamdı. Hem kendisi hem de bütün ev halkı Allah’tan korkardı. Halka çok yardımda bulunur, Allah’a sürekli dua ederdi. (Elçilerin İşleri, 10:2)

Rab’den korkmanın ne demek olduğunu bildiğimizden insanları ikna etmeye çalışıyoruz. Ne olduğumuzu Allah biliyor; umarım siz de vicdanınızda biliyorsunuz. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 5:11)

Yüksek sesle şöyle diyordu: “Allah’tan korkun! O’nu yüceltin! Çünkü O’nun yargılama saati geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını Yaratan’a kulluk edin!”(Vahiy, 14:7)

O zaman Petrus söz alıp şöyle dedi: “Allah’ın insanlar arasında ayrım yapmadığını, ama Kendisi’nden korkan ve doğru olanı yapan kişiyi, ulusuna bakmaksızın kabul ettiğini gerçekten anlıyorum. (Elçilerin İşleri, 10:34-35)

“Doğru ve Allah’tan korkan, bütün Yahudi ulusunca iyiliğiyle tanınan… bir yüzbaşı var” dediler. (Elçilerin İşleri, 10:22)

Kardeşler, İbrahim’in soyundan gelenler ve Allah’tan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi. (Elçilerin İşleri, 13:26)

… Senin gazabın üzerlerine geldi. Ölüleri yargılamak, kulların olan Peygamberleri, kutsalları, küçük olsun büyük olsun Senin adından korkanları ödüllendirmek ve yeryüzünü mahvedenleri mahvetmek zamanı da geldi. (Vahiy, 11:18)

Allah kulu Musa’nın ve Kuzu’nun [Hz. İsa (as)’ın] ezgisini söylüyorlardı: “Herşeye gücü yeten Rab Allah, Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir. Ey ulusların hükümdarı, Senin yolların doğru ve adildir. Ya Rab, Senden kim korkmaz, Adını kim yüceltmez? Çünkü kutsal olan yalnız Sensin. Bütün uluslar gelip Sana kulluk edecekler. Çünkü adil işlerin açıkça görüldü.” (Vahiy, 15:3-4)

Sonra tahttan bir ses yükseldi: “Ey Allah’ın bütün kulları! Küçük büyük, O’ndan korkan hepiniz, O’nu övün!” (Vahiy, 19:5)

… Onu azarladı. “Sende Allah korkusu da mı yok?” diye karşılık verdi… (Luka, 23:40)

Öyle ki, Allah’ı hoşnut edecek biçimde saygı ve korkuyla ibadet edelim. (İbranilere Mektup, 12:28)

İncil’de Allah’a katıksız iman

Şirk Koşmadan Sadece Allah’a Kulluk Etmek

71025267-feelin-good

İsa onlara şu karşılığı verdi:… ‘Allah’ın olan Rabbe tap, yalnız O’na kulluk et’ diye yazılmıştır.(Matta, 4:10)İsa ona şu karşılığı verdi: “‘Allah’ın olan Rab’be tap, yalnız O’na kulluk et’ diye yazılmıştır.” (Luka, 4:8)

 

… Sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 10:14)

Herkes bizi ne kadar iyi karşıladığınızı anlatıp duruyor. Yaşayan gerçek Allah’a kulluk etmek… üzere putlardan Allah’a nasıl döndüğünüzü anlatıyorlar. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 1:9-10)

Ölümsüz Allah’ın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara, sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler [Allah’ı tenzih ederiz]… Onlar Allah ile ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan’ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler. [Allah’ı tenzih ederiz.] Oysa Allah sonsuza dek övülmeye layıktır…(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:23-25)

[Hz. İsa (as):] “Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez… Siz hem Allah’a, hem paraya kulluk edemezsiniz [Allah’ı tenzih ederiz].” (Luka, 16:13)

… İçinizdeki ‘ışık’ karanlıksa, ne korkunçtur o karanlık! Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Allah’a, hem de paraya kulluk edemezsiniz. (Matta, 6:23-24)

… Hâlâ putperest alışkanlıklarının etkisinde kalan bazıları, yedikleri etin puta sunulduğunu düşünüyorlar. Vicdanları zayıf olduğu için lekeleniyor. Yiyecek bizi Allah’a yaklaştırmaz. Yemezsek bir kaybımız olmaz, yersek de bir kazancımız olmaz. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:7-8)

Putperestler kurbanlarını Allah’a değil, cinlere sunuyorlar. Cinlerle paydaş olmanızı istemem. Hem Rab’bin, hem cinlerin kasesinden içemezsiniz; hem Rab’bin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 10:20-21)

Putlara sunulan kurban etinin yenmesine gelince, biliyoruz ki, “Dünyada put bir hiçtir” ve “Birden fazla Allah yoktur”. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:4)

Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 5:21)

Geriye kalan insanlar, yani bu belalardan ölmemiş olanlar, kendi elleriyle yaptıkları putlardan dönüp tövbe etmediler. Cinlere ve göremeyen, işitemeyen, yürüyemeyen altın, gümüş, tunç, taş, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler. (Vahiy, 9:20)

Sadece Allah’ın Rızasına Göre Yaşamak

Sonuç olarak, ne yer ne içerseniz, ne yaparsanız, herşeyi Allah’ın yüceliği için yapın. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 10:31)
Rab’den miras ödülünü alacağınızı bilerek, her ne yaparsanız, insanlar için değil, Rab için candan yapın…  (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:23-24)

Günü kutlayan, Rab için kutlar. Herşeyi yiyen, Allah’a şükrederek bunu Rab için yer. Bazı şeyleri yemeyen de Rab için yemez ve Allah’a şükreder. Hiçbirimiz kendimiz için yaşamayız, hiçbirimiz de kendimiz için ölmeyiz. Yaşarsak, Rab için yaşarız; ölürsek, Rab için ölürüz. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 14:6-8)

… Allah’ı sevmek O’nun buyruklarını yerine getirmek demektir. O’nun buyrukları da ağır değildir… Bize dünyaya karşı zafer kazandıran imanımızdır.(Yuhanna’nın 1. Mektubu, 5:2-4)

… Allah’ın buyruklarını yerine getiren, İsa’ya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir. (Vahiy, 14:12)

Rab’be yaraşır biçimde yaşamanız, O’nu her yönden hoşnut etmeniz, her iyi işte meyve vererek Allah’ı tanımakta ilerlemeniz için dua ediyoruz.(Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 1:10)

İman olmadan Allah’ı hoşnut etmek olanaksızdır. Allah’a yaklaşan, O’nun var olduğuna ve Kendisi’ni arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.(İbranilere Mektup, 11:6)

Böylece sarsılmaz bir egemenliğe kavuştuğumuz için minnettar olalım. Öyle ki, Allah’ı hoşnut edecek biçimde saygı ve korkuyla kulluk edelim.(İbranilere Mektup, 12:28)

Haksız yere acı çeken kişi, Allah bilinciyle acıya katlanırsa, Allah’ı hoşnut eder. Çünkü günah işleyip dövüldüğünüzde dayanırsanız, bunda övülecek ne var? Ama iyilik edip acı çektiğinizde dayanırsanız, Allah’ı hoşnut edersiniz. (Petrus’un 1. Mektubu, 2:19-20)

... Herkes Rab’bin kendisi için belirlediği duruma uygun biçimde, Allah’tan aldığı çağrıya göre yaşasın. Bunu bütün kiliselere buyuruyorum.(Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 7:17)

… Ancak Allah’ın isteğini yerine getiren [cennet’e] girecektir. (Matta, 7:21)

O herşeyin kaynağıdır, bizler O’nun [Allah] için yaşıyoruz. Tek bir Rab var… Herşey O’nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O’nun aracılığıyla yaşıyoruz.(Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:5-6)

… Benliğin [nefsin] denetiminde olanlar Allah’ı hoşnut edemezler. Ne var ki, Allah’ın Ruhu içinizde yaşıyorsa, siz benliğin [nefsin] değil, Allah’ın Ruhu’nun denetimindesiniz. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:8-9)

Özgür insanlar olarak yaşayın; ama özgürlüğünüzü kötülük yapmak için bahane etmeyin. Allah’ın kulları olarak yaşayın. (Petrus’un 1. Mektubu, 2:16)

… Acı çekmiş olan, günaha sırt çevirmiştir. Sonuç olarak, dünyadaki yaşamının geriye kalan bölümünü artık insan tutkularına göre değil, Allah’ın isteğine göre sürdürür.  (Petrus’un 1. Mektubu, 4:1-2)

… Allah’ın isteğine uygun olarak acı çekenler, iyilik yaparak canlarını güvenilir Yaradan’a emanet etsinler… (Petrus’un 1. Mektubu, 4:19)

[Hz. İsa (as):] “Beni gönderen [Allah] benimledir, O beni yalnız bırakmadı. Çünkü ben her zaman O’nu [Allah’ı] hoşnut edeni yaparım.” (Yuhanna, 8:29)

Bunu, yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünmek için yapmayın… Allah’ın isteğini candan yerine getirin. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:6)

Dünya da dünyasal tutkular da geçer, ama Allah’ın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 2:17)

… Allah tarafından Müjde’yi [Allah’ın vahyini] emanet almaya layık görüldüğümüz için, insanları değil, yüreklerimizi sınayan Allah’ı hoşnut edecek biçimde konuşuyoruz.  (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 2:4)

Kardeşler, nasıl yaşamanız, Allah’ı nasıl hoşnut etmeniz gerektiğini bizden öğrendiniz. Nitekim öyle yaşıyorsunuz. Son olarak bu konuda daha da ilerlemeniz için… size rica ediyoruz… (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 4:1)

Mesih’e bu yolda hizmet eden [Hz. İsa (as)’a Allah yolunda yardım eden], Allah’ı hoşnut eder, insanların da beğenisini kazanır. Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 14:18-19)

Bunu sizin iyiliğiniz için söylüyorum, özgürlüğünüzü kısıtlamak için değil. İlginizi dağıtmadan, Rab’be adanmış olarak, O’na yaraşır biçimde yaşamanızı istiyorum.  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 7:35)

İsa, “Bana neden iyilik hakkında soru soruyorsun?” dedi. “İyi olan yalnız Biri [Allah] var. Yaşama kavuşmak istiyorsan, O’nun [Allah’ın] buyruklarını yerine getir.” (Matta, 19:17)

Allah’ın, günahkarları dinlemediğini biliriz. Ama Allah, kendisine kulluk eden ve isteğini yerine getiren kişiyi dinler. (Yuhanna, 9:31)
Çünkü Allah Katında aklanacak olanlar Yasa’yı [Allah’ın emirlerini] işitenler değil, yerine getirenlerdir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:13)

… Önemli olan, Allah’ın buyruklarını yerine getirmektir.  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 7:19)

Bunun için, ister bedende yaşayalım ister bedenden uzak olalım, amacımız Rab’bi hoşnut etmektir. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 5:9)

Şimdi ben insanların onayını mı, Allah’ın onayını mı arıyorum? Yoksa insanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum?… [Allah’ı tenzih ederiz.] (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 1:10)

Siz de böylece, size verilen buyrukların hepsini yerine getirdikten sonra, ‘Biz değersiz kullarız; sadece yapmamız gerekeni yaptık’ deyin. (Luka, 17:10)

Ey çocuklar, her konuda [iman sahibi] anne babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü bu Rab’bi hoşnut eder. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:20)

Allah’ın isteğini kim yerine getirirse, kardeşim, kızkardeşim ve annem odur. (Markos, 3:35)

Herşeyden önce şunu öğütlerim: Allah yoluna tam bir bağlılık ve ağırbaşlılık içinde sakin ve huzurlu bir yaşam sürelim diye, krallarla bütün üst yöneticiler dahil, bütün insanlar için [Allah’a] dilekler, dualar, yakarışlar ve şükürler sunulsun. Böyle yapmak iyidir ve Allah’ı hoşnut eder. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 2:1-3)

Ama dul kadının çocukları ya da torunları varsa, bunlar öncelikle kendi ev halkına yardım ederek Allah yolunda yürümeyi ve büyüklerine iyilik borcunu ödemeyi öğrensinler. Çünkü bu Allah’ı hoşnut eder. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:4)

İsa onlara, “Benim öğretim benim değil, beni Gönderenindir [Allah’ındır]” diye karşılık verdi. “Eğer bir kimse Allah’ın isteğini yerine getirmek istiyorsa, bu öğretinin Allah’tan mı olduğunu, yoksa kendiliğimden mi konuştuğumu bilecektir. Kendiliğinden konuşan kendini yüceltmek ister, ama kendisini Göndereni [Allah’ı] yüceltmek isteyen doğrudur…” (Yuhanna, 7:16-18)

Sevgili kardeşlerim, yüreğimiz bizi suçlamazsa, Allah’ın önünde güvenimiz olur, O’ndan [Allah’tan] ne dilersek alırız. Çünkü O’nun buyruklarını yerine getiriyor, O’nu hoşnut eden şeyleri yapıyoruz. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:21-22)

Çünkü Kendisi’ni hoşnut edeni hem istemeniz hem de yapmanız için sizde etki sahibi olan Allah’tır. (Pavlus’tan Filipililere Mektup, 2:13)

Allah’ın buyruklarını yerine getiren Allah’ta yaşar [Allah’a yakın yaşar], Allah da o kişide yaşar [Allah’ın rahmetini üzerinde hissederek yaşar].(Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:24)

İsa, “Benim yemeğim, beni gönderenin [Allah’ın] isteğini yerine getirmek ve O’nun işini tamamlamaktır [Allah’ın emirlerinin uygulanmasını sağlamaktır.]” dedi. (Yuhanna, 4 :34)

[Hz. İsa (as)] … kendi isteğimi değil, beni Gönderenin [Allah’ın] isteğini yerine getirmek için geldim. (Yuhanna, 6:38)

Ataların Batıl Töresine-Dinine Uymamak

Bunun üzerine... İsa’ya gelip, “Öğrencilerin neden ataların töresini çiğniyor?” dediler… İsa onlara şu karşılığı verdi: “Ya siz, neden töreniz uğruna Allah’ın buyruğunu çiğniyorsunuz?” (Matta, 15:1-3)

… İsa’ya sordular: “Öğrencilerin neden ataların töresine aykırı davranıyor?…” İsa onları şöyle yanıtladı: “… Siz Allah’ın emrini bırakıp insanların töresini tutuyorsunuz.” İsa onlara ayrıca şunu söyledi: “İnsanların töresine uymak için Allah’ın emrini reddediyorsunuz.”  (Markos, 7:5-9)

İncil’de Allah’ın birliği

İncil’de Allah’ın birliği

From_500px (4)

Onların tartışmalarını dinleyen ve İsa’nın onlara güzel yanıt verdiğini gören bir din bilgini yaklaşıp ona, “Buyrukların en önemlisi hangisidir?” diye sordu. İsa şöyle karşılık verdi: “[Allah’ın buyruklarının] en önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Allah’ımız Rab tek Rab’dir… Din bilgini İsa’ya, “İyi söyledin, öğretmenim” dedi. “‘Allah tektir ve O’ndan başkası yoktur’ demekle doğruyu söyledin.” (Markos, 12:28-32)

 

… Allah birdir. (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 3:20)

… Rab birdir. Çeşitli etkinlikler vardır, ama herkeste hepsini etkin kılan aynı Allah’tır. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 12:5-6)

Tek bir Allah vardır… (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 2:5)

İsa ona şöyle karşılık verdi: “… Allah’ın Rab’be tapacak, yalnız O’na kulluk edeceksin” diye yazılmıştır. (Matta, 4:10)

Kurtarıcımız Tek Allah’a yücelik olsun... (Yahuda’nın Mektubu, 1:24)

Sen Allah’ın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve [Allah korkusuyla] titriyorlar! (Yakup’un Mektubu, 2:19)

Sonsuz çağların Hükümranı, ölümsüz, göze görünmez tek Allah’a çağlar çağı onur ve yücelik olsun. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 1:17)

Birbirinizi yücelten ve tek olan Allah’tan gelen yüceliği aramayan sizler, bana nasıl iman edebilirsiniz? (Yuhanna, 5:44)

İsa yola çıkarken, biri koşarak yanına geldi. Önünde diz çöküp ona, “İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?” diye sordu. İsa ona, “… iyi olan tek biri var, O da Allah’tır.” (Markos, 10:17-18)

… Biliyoruz ki put, dünyada gerçekte var olmayan bir şeydir ve birden fazla ilah yoktur… Bizim için tek Allah vardır: Herşeyin Kendisi’nden oluştuğu Allah. Bizler de O’nun için yaşamaktayız… (Pavlus’tan Korintlililere 1. Mektup, 8:4-6)

… Bir tek Allah’ınız var… (Matta, 23:9)

İsa, “Bana neden iyilik hakkında soru soruyorsun?” dedi. “İyi olan yalnız biri var. Yaşama kavuşmak istiyorsan, O’nun [Allah’ın] buyruklarını yerine getir.” (Matta, 19:17)

Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da… [Allah’ı tenzih ederiz] bizim için tek bir Allah vardır. O herşeyin kaynağıdır, bizler O’nun için yaşıyoruz. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:5)

… Rab bir, iman bir… Herşeyden üstün, herşeyle ve herşeyde olan herkesin Allah’ı… birdir. (Pavlustan Efeslilere Mektup, 4:4-6)

Her evin bir yapıcısı vardır, herşeyin yapıcısı ise Allah’tır.  (İbranilere Mektup, 3:4)

İncil’de Allah’ın Sıfatları

Allah’ın Herşeyin Yaratıcısı Olması

… Hep birlikte Allah’a şöyle seslendiler: “Ey Efendimiz! Yeri göğü, denizi ve onların içindekilerin tümünü yaratan Sensin.” (Elçilerin İşleri, 4:24)

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Allah…  (Elçilerin İşleri, 17:24)

Her evin bir yapıcısı vardır, oysa herşeyin yapıcısı Allah’tır. (İbranilere Mektup, 3:4)

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Allah… Herkese yaşam, soluk ve herşeyi veren Kendisi olduğuna göre… Allah, bütün ulusları tek insandan türetti ve onları yeryüzünün dört bucağına yerleştirdi. (Elçilerin İşleri, 17:24-25)

… Sizi bu boş şeylerden vazgeçmeye, göğü, yeri, denizi ve bunların içindekilerin hepsini yaratmış olan… Allah’a dönmeye çağırıyoruz… [Allah] size lütufta bulunuyor. Gökten yağmur yağdırıyor, çeşitli ürünleriyle mevsimleri düzenliyor, sizi yiyecekle doyurup yüreklerinizi sevinçle dolduruyor. (Elçilerin İşleri, 14:15-17)

Allah’tan korkun! O’nu yüceltin! Çünkü O’nun yargılama saati geldi. Göğü, yeri, denizi ve su pınarlarını Yaratan’a kulluk edinin! (Vahiy, 14:7)

Yine diyor ki, “Ya Rab, başlangıçta yerin temellerini Sen attın. Gökler de Senin ellerinin yapıtıdır.” [Allah’ın herşeyi yoktan varettiği, herşeyi yaratanın Allah olduğu teşbih kullanılarak anlatılmıştır.] (İbranilere Mektup, 1:10)

Herşeyin kaynağı O’dur; herşey O’nunla ve O’nun için var oldu. Sonsuza dek O’na yücelik olsun. Amin. (Pavlus’tan Romalılara Mektup 11:36)

… Biz Allah’ın yapıtıyız, O’nun önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere… yaratıldık. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 2:10)

O… bizi, Kendi isteği uyarınca… yaşama kavuşturdu.  (Yakup’un Mektubu, 1:18)

… Şöyle diyorlar: “Rabbimiz ve Allah’ımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü herşeyi Sen yarattın; hepsi Senin isteğinle yaratılıp var oldu.” (Vahiy, 4:9-11)

… Yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen herşey –tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar– O’nda yaratıldı. Herşey O’nun tarafından ve O’nun için yaratıldı. Herşeyden önce var olan O’dur ve herşey varlığını O’nda sürdürmektedir. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 1:16-17)

O [Allah] herşeyin kaynağıdır, bizler O’nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var… Herşey O’nun tarafından yaratıldı, biz de O’nun dilemesiyle yaşıyoruz.(Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 8:6)

Allah’ın Ezeli ve Ebedi Olması

Herşeyden önce var olan O’dur ve herşey varlığını O’nda sürdürmektedir. (Pavlus’tan Koloseslilere Mektup, 1:17)

Ölümsüzlük yalnız O’na [Allah’a] özgüdür… O’nu ne gören olmuştur, ne de kimse görebilir… (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:16)

Onur ve yücelik sonsuzlara dek ölümsüz, görünmez tek Allah’ın olsun…  (Pavlus’un Timoteos’a 1. Mektubu, 1:17)

… Başlangıçtan beri var olanı [Allah’ı] tanıyorsunuz. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 2:14)

Gerçek… [Hak olan Allah] sonsuza dek bizimle olacak.  (Yuhanna’nın 2. Mektubu, 1:2)

… Yirmi dört ihtiyar yüzüstü yere kapandı. Allah’a tapınarak şöyle dediler: “Herşeye gücü yeten, [her zaman] var olan, var olmuş olan Rab Allah! Sana şükrediyoruz…” (Vahiy, 11:16-17)

… Gece gündüz durup dinlenmeden şöyle diyorlar: “Kutsal, kutsal, kutsaldır, Herşeye gücü yeten Rab Allah, [her zaman] var olmuş, var olan ve gelecekte de var olacak olan.” (Vahiy, 4:8)

Herşeyin kaynağı O’dur [Allah’tır]; herşey O’nun tarafından ve O’nun için var oldu. Sonsuza dek O’na yücelik olsun.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 11:36)

Ölümsüz Allah’ın yüceliği… (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:23)

Allah’ın Herşeyi Gören, İşiten ve Bilen Olması

Siz onlara benzemeyin! Çünkü Allah’ınız nelere gereksinmeniz olduğunu siz daha O’ndan dilemeden önce bilir.  (Matta, 6:8)

Allah’ın görmediği hiçbir varlık yoktur. Kendisi’ne hesap vereceğimiz Allah’ın gözleri önünde herşey çıplak ve açıktır.  (İbranilere Mektup, 4:13)

Nerede iki ya da üç kişi Benim adımla toplanırsa, Ben de orada onların arasındayım. (Matta, 18:20)

Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunların bir teki bile Allah Katında unutulmuş değildir. Nitekim başınızdaki saçlar bile tek tek sayılıdır…  (Luka, 12:6-7)

İnsanların tanıklığını kabul ediyoruz, oysa Allah’ın tanıklığı en üstündür.  (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 5:9)

O günü ve saati [kıyamet günü ve saatini], ne gökteki melekler ne de elçi bilir; Allah’tan başka kimse bilmez. (Matta, 24:36)

Allah’ın zenginliği, bilgeliği ve bilgisi ne derindir!… (Pavlus’un Romalılara Mektubu, 11:33)

Allah’ın Herşeyin İç Yüzünden, Gizli Taraflarından Haberdar Olması

… O [Allah], karanlığın gizlediklerini aydınlığa çıkaracak, yüreklerdeki amaçları açığa vuracaktır. O zaman herkes Allah’tan payına düşen övgüyü alacaktır. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 4:5)

[Allah Katında] Belli olmayacak gizli hiçbir şey yoktur, bilinmeyecek ve aydınlığa çıkmayacak saklı birşey yoktur.  (Luka, 8:17)

Allah’ın sözü diri ve etkilidir… Canla ruhu, ilikle eklemleri birbirinden ayıracak kadar derinlere işler; yüreğin düşüncelerini ve amaçlarını yargılar.(İbranilere Mektup, 4:12)

O da onlara şöyle dedi: “Siz insanlar önünde kendinizi temize çıkarıyorsunuz, ama Allah yüreğinizi biliyor. İnsanların gururlandıkları ne varsa, Allah beğenmez.” (Luka, 16:15)

Ama siz dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Allah’a dua edin. Gizlilik içinde yapılanı gören Allah sizi ödüllendirecektir. (Matta, 6:6)

Allah’ın Sonsuz Güç ve Kudret Sahibi Olması

İsa onlara bakarak, “İnsanlar için bu imkansız, ama Allah için herşey mümkün” dedi. (Matta, 19:26)

… O, herşeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Allah’tır.(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 9:5)

İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Allah’ın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.  (Matta, 10:29)

… Egemenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek Senindir!… (Matta, 6:13)

… Gücü herşeye yeten Rab Allah, senin işlerin büyük ve şaşılacak işlerdir… (Vahiy, 15:3)

… Kurtarış, yücelik ve güç Allah’ımıza özgüdür. Çünkü O’nun yargıları doğru ve adildir… Çünkü gücü herşeye yeten Rab Allah’ımız egemenlik sürüyor. (Vahiy, 19:1-6)

Herşeyi Kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Allah’ın amacı uyarınca önceden belirlenip… seçildik. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 1:11)

Allah’ın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.  (Luka, 1:37)

… Allah’tan [Allah’a ait] olmayan yönetim yoktur. Var olanları Allah kurmuştur. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 13:1)

… Rab şöyle diyor: “Varlığım hakkı için her diz önümde çökecek ve her dil Allah olduğumu açıkça söyleyecek.” (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 14:11)

Mübarek ve tek Hükümdar… ölümsüzlüğün tek sahibi… hiçbir insanın görmediği ve göremeyeceği Allah, Mesih’i belirlenen zamanda ortaya çıkaracaktır.Onur ve kudret sonsuza dek O’nun [Allah’ın] olsun.  (Pavlus’un Timoteos’a 1. Mektubu, 6:15-16)

Allah kulu Musa’nın ve Kuzu’nun ezgisini söylüyorlardı: “Herşeye Gücü Yeten Rab Allah, Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir. Ey ulusların Hükümdarı, Senin yolların doğru ve adildir. Ya Rab, Senden kim korkmaz, adını kim yüceltmez? Çünkü kutsal olan yalnız Sensin. Bütün uluslar gelip Sana kulluk edecekler…” (Vahiy, 15:3-4)

Herşeyin kaynağı O’dur; herşey O’nun tarafından ve O’nun için var oldu. Sonsuza dek O’na yücelik olsun.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 11:36)

Allah, bizde etkin olan kudretiyle, dilediğimiz ya da düşündüğümüz herşeyden çok daha fazlasını yapabilecek güçtedir. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 3:20)

… Herşey Allah’tandır.  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 11:12)

Allah’ın Tek Güç ve İrade Sahibi Olması

Eğer kendisine… [Allah’tan] verilmezse hiç kimse kendiliğinden bir şey alamaz.  (Yuhanna, 3:27)

… İsa, Rabbin gücü sayesinde hastaları iyileştiriyordu. (Luka, 5:17)

İsa onlara, “Herkes bu sözü kabul edemez, ancak Allah’ın güç verdiği kişiler kabul edebilir” dedi. (Matta, 19:11)

İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Allah’ın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez. (Matta, 10:29)

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Allah’ın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir. Çünkü biz Allah’ın yapıtıyız, O’nun önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere… yaratıldık.  (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 2:8-10)

Dinleyin şimdi, “Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız” diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz. Bunun yerine, “Rab dilerse yaşayacağız, şunu şunu yapacağız” demelisiniz. (Yakup’un Mektubu, 4:13-15)

Çünkü Güçlü Olan [Allah], benim için büyük işler yaptı. O’nun adı kutsaldır. (Luka, 1:49)

… Gökten ekmeği Musa vermedi. Size gökten gerçek ekmeği veren Rabbim’dir. (Yuhanna, 6:32)

Çünkü “Yeryüzü ve içindeki herşey Rab’bindir.”  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 10:26)

“Bu nedenle ürünün sahibi Rab’be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.” (Matta, 9:38)

Sizleri mahkemeye verdikleri zaman, neyi nasıl söyleyeceğinizi düşünerek kaygılanmayın. Ne söyleyeceğiniz o anda size bildirilecek. Çünkü konuşacak olan siz olmayacaksınız, Rabbinizin Ruhu sizin aracılığınızla konuşacaktır.  (Matta, 10:19-20)

Kurtarıcımız tek Allah, sizi düşmekten alıkoyacak, Kendi yüce huzuruna büyük sevinç içinde lekesiz olarak çıkaracak güçtedir…  (Yahuda’nın Mektubu, 24-25)

Oysa tek Yasa koyucu, tek Yargıç vardır; kurtarmaya da mahvetmeye de gücü yeten O’dur [Allah’tır]. (Yakup’un Mektubu, 4:12)

Önemli olan, eken ya da sulayan değil, ekileni büyüten Allah’tır…  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 3:7)

Herhangi bir şeyi kendi başarımız olarak saymaya yeterliyiz demek istemiyorum; bizi yeterli kılan Allah’tır. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 3:5)

Allah Övülmeye Tek Layık Olandır, Hamid’dir

… Allah’ı överek, “En yücelerde Allah’a yücelik olsun, yeryüzünde O’nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun!” dediler. (Luka, 2:13-14)

… O herşeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Allah’tır! Amin. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 9:5)

Oysa Allah sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:25)

Çobanlar, işitip gördüklerinin tümü için Allah’ı yüceltip överek geri döndüler. Herşeyi, kendilerine anlatıldığı gibi bulmuşlardı. (Luka, 2:20)

Övgü, yücelik ve bilgelik, şükran ve saygı, güç ve kudret sonsuzlara dek Allah’ımızın olsun. (Vahiy, 7:12)

Dilimizle Rabbi överiz… (Yakub’un Mektubu, 3:9)

… Öteki uluslar merhameti için Allah’ı yüceltsin. Yazılmış olduğu gibi: “Bunun için uluslar arasında Sana şükredeceğim, Adını ilahilerle öveceğim.” Yine deniyor ki, “Ey uluslar, O’nun halkıyla birlikte sevinin!” ve “Ey bütün uluslar, Rab’be övgüler sunun! Ey bütün halklar, O’nu yüceltin!” (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 15:9-11)

… Allah’a övgüler olsun. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 1:3)

… Merhametli Allah’a… övgüler olsun! (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 1:3)

Öldüren ve Dirilten Allah’tır

 … Ama bu, kendimize değil, ölüleri dirilten Allah’a güvenmemiz için oldu. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 1:9)

Sizler, Allah’ın ölüleri diriltmesini neden ‘inanılmaz’ görüyorsunuz? (Elçilerin İşleri, 26:8)

Bedeni öldürebilen, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde yıkıma uğratabilen Allah’tan korkun.  (Matta, 10:28)

Her varlığa yaşam veren Allah’ın… huzurunda sana buyuruyorum. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:13)

… Allah, içinizde yaşayan Ruhu’yla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:11)

“Seni birçok ulusun babası yaptım” diye yazılmış olduğu gibi İbrahim, iman ettiği Allah’ın -ölülere yaşam veren, var olmayanı buyruğuyla var eden Allah’ın- Katında hepimizin babasıdır. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 4:17)

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Allah… Herkese yaşam, soluk ve herşeyi veren Kendisi olduğuna göre…  (Elçilerin İşleri, 17:24-25)

Allah nasıl ölüleri diriltip onlara yaşam veriyorsa…  (Yuhanna 5:21)

Allah’ın Rızık Veren Olması

… Gökten ekmeği Musa vermedi. Size gökten gerçek ekmeği veren Rabbim’dir. (Yuhanna, 6:32)

“Bu nedenle size şunu söylüyorum: ‘Ne yiyip ne içeceğiz?’ diye canınız için, ‘Ne giyeceğiz?’ diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Allah yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? (Matta, 6:25-26)

[Allah] size lütufta bulunuyor. Gökten yağmur yağdırıyor, çeşitli ürünleriyle mevsimleri düzenliyor, sizi yiyecekle doyurup yüreklerinizi sevinçle dolduruyor. (Elçilerin İşleri, 14:17)

[Allah] kuşaklar boyunca Kendisi’nden korkanlara merhamet eder… Aç olanları iyiliklerle doyurdu, zenginleri ise elleri boş çevirdi. (Luka, 1:50-53)

İsa öğrencilerine şöyle dedi: “Bu nedenle size şunu söylüyorum: ‘Ne yiyeceğiz?’ diye canınız için, ‘Ne giyeceğiz?’ diye bedeniniz için kaygılanmayın… Kargalara bakın! Ne eker, ne biçerler; ne kilerleri, ne ambarları vardır. Allah yine de onları doyurur. (Luka, 12:22-24)

Allah’ın Seven, İhsanı Bol Olan, Merhamet Eden Olması

Kuşaktan kuşağa [Allah] Kendisi’nden korkanlara merhamet eder.  (Luka, 1:50)

… Rabbin çok acıyan ve sevecenlikle davranan olduğunu bildiniz. (Yakup’un Mektubu, 5:11)

Çünkü Allah’ımız merhamet doludur. O’nun merhameti sayesinde, yücelerden doğan Güneş, karanlıkta ve ölümün gölgesinde yaşayanlara ışık saçmak ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere yardımımıza gelecektir. (Luka, 1:78-79)

Ama merhameti bol olan Allah bizi çok sevdiği için… yaşama kavuşturdu. O’nun lütfuyla kurtuldunuz. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 2:4-5)

Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp’ün nasıl dayandığını duydunuz. Rab’bin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir. (Yakup’un Mektubu, 5:11)

Tam bir bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı lütfunun zenginliği sayesinde… kurtuluşa, suçlarımızın bağışlanmasına kavuştuk. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 1:7-8)

Allah’ın, Kendisi’ni sevenler ve amacı uyarınca çağrılmış olanlar için, herşeyin iyilikle birlikte işlemesini sağladığını biliriz. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:28)

Ama Kurtarıcımız Allah iyiliğini ve insana olan sevgisini açıkça göstererek bizi kurtardı. Bunu doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil, Kendi merhametiyle… yaptı. (Pavlus’tan Titus’a Mektup, 3:4-6)

Allah’ın size bağışladığı olağanüstü lütuftan dolayı sizler için dua ediyor, sizi özlüyorlar. Sözle anlatılamayan armağanı için Allah’a şükürler olsun!(Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 9:14-15)

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Allah’ın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir. Çünkü biz Allah’ın yapıtıyız, O’nun önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere… yaratıldık. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 2:8-10)

Allah’ın sınırsız iyiliğini, hoşgörüsünü, sabrını hor mu görüyorsun? [Allah’ı tenzih ederiz.] O’nun iyiliğinin seni tövbeye yönelttiğini bilmiyor musun?(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:4)

Herkesin karşılaştığı denemelerden başka denemelerle karşılaşmadınız. Allah güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır. (Pavlus’tan Korintililere 1. Mektup, 10:13)

Sevgili kardeşlerim, Allah bizi bu kadar çok sevdiğine göre biz de birbirimizi sevmeye borçluyuz. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 4:11)

Sevgili kardeşlerim, aldanmayın! Her nimet, her mükemmel armağan… Allah’tan gelir. (Yakup’un Mektubu, 1:16-17)

Ey gençler, siz de ihtiyarlara bağımlı olun. Hepiniz birbirinize karşı alçakgönüllülüğü kuşanın. Çünkü, “Allah kibirlilere karşıdır, ama alçakgönüllülere lütfeder.” (Petrus’un 1. Mektubu, 5:5)

… Bütün lütfun kaynağı olan Allah’ın Kendisi kısa bir süre acı çekmenizden sonra sizi yetkinleştirip pekiştirecek, güçlendirip temellendirecektir. Kudret sonsuzlara dek O’nun olsun! Amin. (Petrus’un 1. Mektubu, 5:10-11)

Esenlik kaynağı olan Allah’ın Kendisi sizi tümüyle kutsal kılsın. Ruhunuz, canınız ve bedeniniz… İsa Mesih’in gelişinde eksiksiz ve kusursuz olmak üzere korunsun. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 5:23)

Esenlik kaynağı olan Rab’bin Kendisi size her zaman, her durumda esenlik versin. Rab hepinizle birlikte olsun. (Pavlus’tan Selaniklilere 2. Mektup, 3:16)

Allah’ın Kullarını Gözeten ve Koruyan Olması

Ama Rab güvenilirdir. O sizi pekiştirecek, kötü olandan koruyacaktır. (Pavlus’tan Selaniklilere 2. Mektup, 3:3)

Siz onlara benzemeyin! Çünkü Allah’ımız nelere gereksinmeniz olduğunu siz daha O’ndan dilemeden önce bilir.  (Matta, 6:8)

Bunun için, Allah’ın isteği uyarınca acı çekenler, iyilik ederek canlarını güvenilir Yaradan’a emanet etsinler.  (Petrus’un 1. Mektubu, 4:19)

Zaman sona ererken açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşasınız diye iman sayesinde Allah’ın gücüyle korunuyorsunuz. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:5)

Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Allah’ın sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar? (Matta, 6:30)

Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Allah yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? (Matta, 6:26)

“Öyleyse, ‘Ne yiyeceğiz?’ ‘Ne içeceğiz?’ ya da ‘Ne giyeceğiz?’ diyerek kaygılanmayın. Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Allah bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.  (Matta, 6:31-32)

O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı. Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi; davasını, adaletle yargılayan Allah’a bıraktı.  (Petrus’un 1. Mektubu, 2:22-23)

Allah’ın Doğru Yola Ulaştıran, Manevi Kirlerden Temizleyen Olması

İnsanlar… Allah’ın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 3:24)

… [Allah] iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı.  (Elçilerin İşleri, 15:9)

Allah’ın insanı akladığı, Müjde’de açıklanır. Aklanma yalnız imanla olur. Yazılmış olduğu gibi, “İmanla aklanan yaşayacaktır. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:17)

Allah’ın seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Allah’tır. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:33)

Öyle ki, O’nun [Allah’ın] lütfuyla aklanmış olarak umut içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım. (Pavlus’tan Titus’a Mektup, 3:7)

… Tek Allah, sizi düşmekten alıkoyacak, Kendi yüce huzuruna büyük sevinç içinde lekesiz olarak çıkaracak güçtedir…  (Yahuda’nın Mektubu, 1:24-25)

… Kurtarış, yücelik ve güç Allah’ımıza özgüdür. Çünkü O’nun yargıları doğru ve adildir… Çünkü gücü herşeye yeten Rab Allah’ımız egemenlik sürüyor.(Vahiy, 19:1-6)

O [Allah]… bizi, Kendi isteği uyarınca… yaşama kavuşturdu. (Yakup’un Mektubu, 1:18)

… Sizi karanlıktan şaşılası ışığına çağıran Allah’ın erdemlerini duyurmak için seçildiniz… Bir zamanlar merhamete erişmemiştiniz, şimdiyse merhamete eriştiniz. (Petrus’un 1. Mektubu, 2:9)

Demek ki seçilmek, insanın isteğine ya da çabasına değil, Allah’ın merhametine bağlıdır… Demek ki Allah, istediğine merhamet eder, istediğinin yüreğini nasırlaştırır. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 9:16-18)

Allah’ın Tövbeleri Kabul Eden, Günahları Bağışlayan Olması

… [Allah’ın] lütfunun zenginliği sayesinde... kurtuluşa, suçlarımızın bağışlanmasına kavuştuk.  (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 1:7-8)
Bunları dinledikten sonra yatıştılar. Allah’ı yücelterek şöyle dediler: “Demek ki Allah, tövbe etme ve yaşama kavuşma fırsatını öteki uluslara da vermiştir.” (Elçilerin İşleri, 11:18)

O [Allah] bizi karanlığın hükümranlığından kurtar[masıyla]… kurtuluşa, günahlarımızın bağışına sahibiz.  (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 1:13-14)

Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Allah günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 1:9)

İmanla edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa kaldıracaktır. Eğer hasta günah işlemişse, günahları bağışlanacaktır. (Yakup’un Mektubu, 5:15)

‘Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla. Ayartılmamıza izin verme. Bizi kötü olandan kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek Senindir! Amin.’ Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, Allah da sizin suçlarınızı bağışlar. Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Allah da sizin suçlarınızı bağışlamaz. (Matta, 6:12-15)

İsa onlara, “Dua ederken şöyle söyleyin” dedi: “Allah, Adın kutsal kılınsın… Günahlarımızı bağışla. Çünkü biz de bize karşı suç işleyen herkesi bağışlıyoruz. Ayartılmamıza izin verme.” (Luka, 11:2-4)

Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız. Verin, size verilecektir. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız. (Luka, 6:37-38)

Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Allah’a dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin… (Elçilerin İşleri, 3:19-20)

Bu kötülüğünden tövbe et ve Rab’be yalvar, yüreğindeki bu düşünce belki bağışlanır. (Elçilerin İşleri, 8:22)

Allah’ın Hüküm Verenlerin En Hayırlısı, Sonsuz Adalet Sahibi Olması

Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:25)

Çünkü ister köle ister özgür olsun, herkesin yaptığı her iyiliğin karşılığını Rab’den alacağını biliyorsunuz. Ey efendiler, siz de kölelerinize aynı biçimde davranın. Artık onları tehdit etmeyin. Onların da sizin de Efendinizin… olduğunu ve insanlar arasında ayrım yapmadığını biliyorsunuz.(Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:8-9)

[Allah] kötülük eden herkese… sıkıntı ve elem verecek; iyilik eden herkese… yücelik, saygınlık, esenlik verecektir. Çünkü Allah insanlar arasında ayrım yapmaz.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:9-11)

Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:25)

Allah “herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir.” Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam verecek. Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:6-8)

Herkesin yaptığı iş belli olacak, yargı günü ortaya çıkacak…  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 3:13)

Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Allah’a hesap verecekler.  (Petrus’un 1. Mektubu, 4:5)

Kimseyi ayırt etmeden, kişiyi yaptıklarına bakarak yargılayan Allah… Gurbeti andıran bu dünyadaki zamanınızı Allah korkusuyla geçirin. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:17)

Allah adaletsiz değildir. [Allah’ı tenzih ederiz.] Emeğinizi ve kutsallara hizmet etmiş olarak ve etmeye devam ederek O’nun adına gösterdiğiniz sevgiyi unutmaz. (İbranilere Mektup, 6:10)

Görülüyor ki Rab Kendi yolunda yürüyenleri karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle benliğin yozlaşmış tutkuları ardından giden ve yetkisini hor görenleri [Allah’ı tenzih ederiz] cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir… (Petrus’un 2. Mektubu, 2:9-10)

Allah’ın zenginliği ne büyük, bilgeliği ve bilgisi ne derindir! O’nun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır! (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 11:33)

İncil’de ahirete iman

Yeniden Dirilişe İman

… Tüm mezarda yatanların O’nun sesini işiteceği vakit geliyor… İyilik yapanlar yaşamak için, kötülük yapanlarsa yargılanmak için dirilecekler.(Yuhanna, 5:28-29)

İsa kendisini yemeğe çağırmış olana da şöyle dedi: “… Ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır. Böylece mutlu olursun. Çünkü bunlar sana karşılık verecek durumda değildirler. Karşılığı sana… [cennette] verilecektir.” (Luka, 14:12-14)

Uslanıp kendinize gelin, artık günah işlemeyin. Bazılarınız Allah’ı hiç tanımıyor. Utanasınız diye söylüyorum bunları. Ama biri çıkıp, “Ölüler nasıl dirilecek?Nasıl bir bedenle gelecekler?” diye sorabilir. Ne akılsızca bir soru!… Ölülerin dirilişi de böyledir. Beden çürümeye mahkum olarak gömülür, çürümez olarak diriltilir. Düşkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayıf olarak gömülür, güçlü olarak diriltilir. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 15:34-36, 42-43)

Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Allah’ın size bildirdiği şu sözü okumadınız mı?… (Matta, 22:31)

Aynı bu adamların kabul ettiği gibi, hem doğru kişilerin hem doğru olmayanların ölümden dirileceğine dair Allah’a umut bağladım. Bu nedenle ben… Allah’ın… huzurunda vicdanımı temiz tutmaya her zaman özen gösteriyorum. (Elçilerin İşleri, 24: 15-16)

Kardeşler, şunu demek istiyorum… Çürüyen de çürümezliği miras alamaz. İşte size bir sır açıklıyorum… Son borazan çalınınca hepimiz bir anda, göz açıp kapayana dek değiştirileceğiz. Evet, borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek ve biz de değiştirileceğiz [yeni bir yaratılışla yaratılacağız]. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 15:50-52)

Hesap Gününe İman

Allah’ın görmediği hiçbir yaratık yoktur. Kendisi’ne hesap vereceğimiz Allah’ın nazarında herşey çıplak ve açıktır. (İbranilere Mektup, 4:13)

Allah, herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir. Durmadan iyilik ederek yücelik, saygınlık ve ölümsüzlüğü arayanlara sonsuz yaşamı [cenneti] verecek. Ama bencil olanların, gerçeğe uymayıp haksızlığın peşinden gidenlerin üzerine gazap ve öfke yağdıracak. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:6-8)

Size şunu söyleyeyim, insanlar söyledikleri her boş söz için yargı günü hesap verecekler. Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi sözlerinizle suçlu çıkarılacaksınız. (Matta, 12:36-37)

Yüksek sesle şöyle diyordu: “Allah’tan korkun! O’nu yüceltin! Çünkü O’nun yargılama saati geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını Yaratan’a kulluk edin!”(Vahiy, 14:7)

Herkesin yaptığı iş belli olacak, yargı günü ortaya çıkacak. Herkesin işi ateşle açığa vurulacak. Ateş her işin niteliğini sınayacak. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 3:13)

Allah’ın yargı kürsüsü önüne hepimiz çıkacağız. Yazılmış olduğu gibi: “Rab şöyle diyor: Varlığım hakkı için her diz önümde çökecek ve her dil Allah olduğumu açıkça söyleyecek.” Böylece her birimiz kendi adına Allah’a hesap verecektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 14:10-12)

Görülüyor ki Rab Kendi yolunda yürüyenleri karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle benliğin yozlaşmış tutkuları ardından giden ve yetkisini hor görenleri [Allah’ı tenzih ederiz] cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:9-10)

Aldanmayın… İnsan ne ekerse, onu biçer. Kendi doğal benliğine eken [nefsine uyan], benlikten ölüm biçecektir… [Allah için] eken… sonsuz yaşam biçecektir. (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 6:7-8)

Kutsal Yasa’da söylenenlerin [Allah’ın hükümlerinin]… bütün dünya Allah’a hesap versin diye, Yasa’nın yönetimi altındakilere [Allah’ın emirlerine uymakla sorumlu olanlara] söylendiğini biliyoruz. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 3:19)

Herkes kendi işini sınasın. O zaman başkasının yaptıklarıyla değil, yalnız kendi yaptıklarıyla övünebilir. Herkes kendine düşen yükü taşımalıdır.(Pavlus’un Galatyalılara Mektubu 6:4-5)

Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Allah’ın Egemenliğinde [ahirette] en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Allah’ın Egemenliğinde [ahirette] büyük sayılacak. (Matta, 5:19)

Atalarımıza, ‘Adam öldürmeyeceksin. Öldüren yargılanacak‘ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır.Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse… yargılanacaktır.  (Matta, 5:21-22)

Size doğrusunu söyleyeyim, yargı günü o kentin hali Sodom’la Gomora bölgesinin halinden beter olacaktır. (Matta, 10:15)

Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına [cehenneme] indirileceksin!… Sana şunu söyleyeyim, yargı günü senin halin Sodom bölgesinin halinden beter olacaktır! (Matta, 11:23-24)

Size şunu söyleyeyim, yargı günü o kentin hali Sodom Kenti’nin halinden beter olacaktır. “Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapılan mucizeler Sur ve Sayda’da yapılmış olsaydı, çoktan çul kuşanıp kül içinde oturarak tövbe etmiş olurlardı. Ama yargı günü sizin haliniz Sur ve Sayda’nın halinden beter olacaktır.”(Luka, 10:12-14)

Beni reddeden ve sözlerimi kabul etmeyen kişiyi yargılayacak [Allah] var. O kişiyi son günde yargılayacak olan…  (Yuhanna, 12:48)

Bu nedenle sen, ey başkasını yargılayan insan, kim olursan ol, özrün yoktur. Başkasını yargıladığın konuda kendini mahkum ediyorsun. Çünkü ey yargılayan sen, aynı şeyleri yapıyorsun. Böyle davrananları Allah’ın haklı olarak yargıladığını biliriz. Bu gibi şeyleri yapanları yargılayan, ama aynısını yapan ey insan, Allah’ın yargısından kaçabileceğini mi sanıyorsun?  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:1-3)

İnatçılığın ve tövbesiz yüreğin yüzünden Allah’ın adil yargısının açıklanacağı gazap günü için kendine karşı gazap biriktiriyorsun. Allah herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:5-6)

Yeşaya, İsrail için şöyle sesleniyor: “İsrailoğulları’nın sayısı denizin kumu kadar çok olsa da, ancak pek azı kurtulacak. Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini tez yapıp bitirecek.” [Allah hesabı çabuk görendir.] (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 9:27-28)

Sizin tarafınızdan ya da olağan bir mahkeme tarafından yargılanırsam hiç aldırmam. Kendi kendimi de yargılamıyorum. Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rab’dir. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 4:3-4)

Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Allah’a hesap verecekler. (Petrus’un 1. Mektubu, 4:5)

Çünkü yargının… başlayacağı an gelmiştir… (Petrus’un 1. Mektubu, 4:17)

Yargı gününde cesaretimiz olsun diye, [iman edenler için] sevgi böylelikle içimizde yerleşik kılınmıştır… (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 4:17)

Kurtarıcımız tek Allah, sizi düşmekten alıkoyacak, büyük sevinç içinde lekesiz olarak Yüce Huzuruna çıkaracak güçtedir. Yücelik, ululuk, güç ve yetki… bütün çağlardan önce, şimdi ve bütün çağlar boyunca Allah’ın olsun! Amin. (Yahuda’nın Mektubu, 1:24-25)

Kıyamet Gününe İman

Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu yaşamın kaygılarıyla ağırlaşmasın. O gün, üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin. Çünkü o gün bütün yeryüzünde yaşayan herkesin üzerine gelecektir. Her an uyanık durun, gerçekleşmek üzere olan bütün bu olaylardan kurtulabilmek… için dua edin. (Luka, 21:34-36)

Ama o günlerde, o sıkıntıdan sonra, ‘Güneş kararacak, Ay ışığını vermez olacak, yıldızlar gökten düşecek‘… (Markos, 13:24-25)

Ama Rab’bin günü hırsız gibi [aniden] gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yok olacak, yer ve yeryüzünde yapılmış olan herşey yanıp bitecek… O gün gökler yanarak yok olacak, maddesel öğeler şiddetli ateşte eriyecektir. (Petrus’un İkinci Mektubu, 3:10-12)

O günü ve o saati ne gökteki melekler, ne de İsa bilir; Allah’tan başka kimse bilmez… Dikkat edin, uyanık durun, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz. (Markos, 13:32-33)

O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de İsa bilir; Allah’tan başka kimse bilmez.  (Markos, 24:36)

O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!… O günlerde öyle bir sıkıntı olacak ki, Allah’ın var ettiği yaratılışın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. (Markos, 13:17-19)

… Onun beklemediği bir günde, ummadığı bir saatte gelecek, onu şiddetle cezalandıracak ve ikiyüzlülerle bir tutacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. (Matta, 24:50-51)

Haksızlıkla gerçeğe engel olan insanların bütün Allah’sızlık ve haksızlığına karşı Allah’ın gazabı gökten açıkça gösterilir… Allah hepsini gözlerinin önüne serdi. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:18-19)

Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat ederek ağlayın. Servetiniz çürümüş, giysinizi güve yemiştir. Altınlarınız, gümüşleriniz pas tutmuştur. Bunların pası size karşı tanıklık edecek, etinizi ateş gibi yiyecektir. Son günlerde servetinize servet kattınız. Bakın, ekinlerinizi biçmiş olan işçilerin haksızca alıkoyduğunuz ücretleri size karşı haykırıyor… Yeryüzünde zevk ve bolluk içinde yaşadınız. Kıtal günü [azap günü]için kendinizi besiye çektiniz. (Yakup’un Mektubu, 5:1-5)

Cennete İman

Elçiliğim, yalan söylemeyen Allah’ın zamanın başlangıcından önce vaat ettiği sonsuz yaşam [cennet] umudunadayanmaktadır. (Pavlus’tan Titus’a Mektup, 1:2)

İsa Yahudilere şöyle karşılık verdi:.. “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni Gönderene [Allah’a] iman edenin [cennette] sonsuz yaşamı vardır...” (Yuhanna, 5:19-24)

Rab beni her kötülükten kurtarıp güvenlik içinde Allah’ın Egemenliğine [cennete] ulaştıracak. Sonsuzlara dek O’na yücelik olsun! Amin. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 4:18)

Geçici yiyecek için değil, [cennetteki] sonsuz yaşam boyunca kalıcı yiyecek için çalışın… (Yuhanna, 6:27)

Size doğrusunu söyleyeyim, iman edenin [cennette] sonsuz yaşamı vardır.  (Yuhanna, 6:47)

Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar. Bunun yerine kendinize gökte [cennette] hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onları yiyip bitirir, ne de hırsızlar girip çalar. Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır. (Matta, 6:19-21)

Allah’ın Kendisi’ni sevenler için hazırladıklarını hiçbir göz görmedi, hiçbir kulak duymadı, hiçbir insan yüreği kavramadı. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 2:9)

Doğru kişiler, o zaman Allah’ın Egemenliğinde [cennette] Güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!… Çağın sonunda da böyle olacak. Melekler gelecek, kötü kişileri doğruların arasından ayırıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. İsa, “Bütün bunları anladınız mı?” diye sordu. “Evet” karşılığını verdiler. (Matta, 13:43-51)

O günden sonra İsa şu çağrıda bulunmaya başladı: “Tövbe edin! Çünkü Allah’ın Egemenliği [ahiret hayatı] yaklaştı.“(Matta, 4:17)

İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti: “… Allah’ın Egemenliği [cennet] onlarındır… Onlar teselli edilecekler. Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar. Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar. Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar. Ne mutlu yüreği temiz olanlara! Çünkü onlar Allah’ı görecekler. [Salih müminlerin cennet nimeti olarak Allah’ın Yüce Zatı’nın tecellisini görmeleri kastedilmektedir.] Ne mutlu barışı sağlayanlara!… Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Allah’ın Egemenliği [cennet] onlarındır.Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkügöklerdeki [cennetteki] ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan Peygamberlere de böyle zulmettiler.” (Matta, 5:2-12)

Bu sırada öğrencileri İsa’ya yaklaşıp, “Allah’ın Egemenliğinde [ahirette] en büyük kimdir?” diye sordular. İsa, yanına küçük bir çocuk çağırdı, onu orta yere dikip şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim, [kötü olan] yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Allah’ın Egemenliğine [cennete] asla giremezsiniz. Kim bu çocuk gibi alçakgönüllü olursa, Allah’ın Egemenliğinde [ahirette] en büyük odur.” (Matta, 18:1-4)

O’nun [Allah’ın] buyruğunun sonsuz yaşam [cennet] kazandırdığını biliyorum. Bunun için ne söylüyorsam, Allah’ın bana söylediği gibi söylüyorum.(Yuhanna, 12:50)

İman uğrunda yüce mücadeleyi sürdür. [cennette] sonsuz yaşama sımsıkı sarıl. Bunun için çağrıldın ve birçok tanık önünde yüce inancı açıkça benimsedin. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:12)

Allah’ın huzur diyarına [cennete] girme vaadi hâlâ geçerliyken, herhangi birinizin buna erişmemiş sayılmasından korkalım. Çünkü biz de onlar gibi iyi haberi aldık. Ama onlar duydukları sözü imanla birleştirmediklerinden dolayı, bunun kendilerine bir yararı olmadı. Biz inanmış olanlar huzur diyarına[cennete] gireriz. Nitekim Allah şöyle demiştir: “Gazaba geldiğimde ant içtiğim gibi, onlar huzur diyarıma [cennete] asla girmeyecekler.” (İbranilere Mektup, 4:1-3)

Demek ki, bazılarının huzur diyarına [cennete] gireceği kesindir. Daha önce iyi haberi almış olanlar söz dinlemedikleri için o diyara giremediler.(İbranilere Mektup, 4:6)

Bu nedenle, herhangi birimizin aynı tür söz dinlemezlikten ötürü düşmemesi için o huzur diyarına [cennete] girmeye gayret edelim. (İbranilere Mektup, 4:11)

Bu konuda yine diyor ki, “Onlar huzur diyarıma [cennete] asla girmeyecekler. (İbranilere Mektup, 4:5)

… Huzur diyarına [cennete] kimlerin girmeyeceğine dair ant içti. Görüyoruz ki, imansızlıklarından ötürü oraya [cennete] giremediler. (İbranilere Mektup, 3:18-19)

… Ey kötülük yapanlar! “İbrahim’i, İshak’ı, Yakup’u ve bütün Peygamberleri Allah’ın Egemenliğinde [cennette], kendinizi ise dışarı atılmış gördüğünüz zaman, aranızda ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.” (Luka, 13:27-28)

Allah, herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir. Durmadan iyilik ederek yücelik, saygınlık… arayanlara sonsuz yaşamı [cenneti] verecek… (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:6-7)

… Bunlar [kötüler] sonsuz azaba [cehenneme], doğrular ise sonsuz yaşama [cennete] gidecekler.  (Matta, 25:46)

Biz Allah’ın vaadine göre, doğruluğun barınacağı yeni gökleri ve yeni yeryüzünü bekliyoruz. Bunun için sevgili kardeşlerim, madem ki bunları bekliyorsunuz, Allah’ın önünde lekesiz, kusursuz ve barış içinde bulunmaya gayret edin. (Petrus’un İkinci Mektubu, 3:13-14)

Allah’ın insanı akladığı, Müjde’de açıklanır. Aklanma yalnız imanla olur. Yazılmış olduğu gibi, “İmanla aklanan insan [cennette] yaşayacaktır.” (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:17)

… O’na [Allah’a] iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama [cennete] kavuşsun.  (Yuhanna, 3:16)

“Size doğrusunu söyleyeyim” dedi İsa, “[Allah rızası için] benim ve Müjde’nin uğruna evini, kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını ya da topraklarını bırakıp da şimdi, bu çağda çekeceği zulümlerle birlikte yüz kat daha fazla eve, kardeşe, anneye, çocuğa, toprağa ve gelecek çağda sonsuz yaşama [cennete] kavuşmayacak hiç kimse yoktur. Ne var ki, birincilerin birçoğu sonuncu, sonuncuların birçoğu da birinci olacak.” (Markos, 10:29-31)

Cehenneme İman

Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Allah’tan korkun. Evet, size söylüyorum, O’ndan korkun. (Luka, 12:5)

Orada [cehennemde] ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır…  (Matta, 22:13)

Deliceler (yabani ağaçlar) nasıl toplanıp ateşte yakılıyorsa, çağın sonunda da böyle olacak… [Allah] meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren herşeyi, kötülük yapan herkesi… toplayıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır… Çağın sonunda da böyle olacak. Melekler gelecek, kötü kişileri doğruların arasından ayırıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır… [Ahiret sorgusu] denize atılan ve her türlü avı biraraya toplayan balıkçı ağına benzer. İyice dolduğunda onu kıyıya çekerler, oturup işe yarayanları kaplara toplarlar, yaramayanları ise dışarı atarlar. Çağın sonunda durum bu olacak. Melekler çıkıp kötüleri doğrular arasından ayıracak ve yanan ocağa atacaklar. Orada [cehennemde] ağlayış ve diş gıcırtısı olacak. (Matta, 13:40-50)

… [Allah’ın azabı] onun beklemediği bir günde, ummadığı bir saatte gelecek, onu şiddetle cezalandıracak ve ikiyüzlülerle bir tutacak. Orada [cehennemde] ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.  (Matta, 24:50-51)

Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına [cehenneme] indirileceksin! Çünkü sende yapılan mucizeler Sodom’da yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı. Sana şunu söyleyeyim, yargı günü senin halin Sodom bölgesinin halinden beter olacaktır! (Matta, 11:23-24)

… Bunlar [kötüler] sonsuz azaba [cehenneme], doğrular ise sonsuz yaşama [cennete] gidecekler. (Matta, 25:46)

… Ey kötülük yapanlar! “İbrahim’i, İshak’ı, Yakup’u ve bütün Peygamberleri Allah’ın Egemenliğinde [cennette], kendinizi ise dışarı atılmış gördüğünüz zaman, aranızda ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.” (Luka, 13:27-28)

Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına [cehenneme] indirileceksin!… Sana şunu söyleyeyim, yargı günü senin halin Sodom bölgesinin halinden beter olacaktır! (Matta, 11:23-24)

Bir gün yoksul adam öldü… Sonra zengin adam da öldü ve gömüldü. Ölüler diyarında [cehennemde] ızdırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahim’i ve onun yanında Lazar’ı gördü. ‘Ey babamız İbrahim, acı bana!’ diye seslendi. ‘Lazar’ı gönder de parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bualevlerin içinde azap çekiyorum.‘ İbrahim, ‘Oğlum’ dedi, ‘Yaşamın boyunca senin iyilik payını, Lazar’ın da kötülük payını aldığını unutma. Şimdiyse o burada teselli ediliyor, sen de azap çekiyorsun. Üstelik, aramıza öyle bir uçurum kondu ki, ne buradan size gelmek isteyenler gelebilir, ne de oradan [cehennemden] kimse bize [cennete] gelebilir.’ (Luka, 16:22-26)

Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız? İşte bunun için size peygamberler, bilge kişiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan kimini öldürecek… kimini kamçılayacak, kentten kente kovalayacaksınız. (Matta, 23:33-34)

İncil’de zamansızlık ve kadere iman

İman yoluyla, lütufla [Allah’ın lütfuyla] kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Allah’ın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir. Çünkü biz Allah’ın yapıtıyız, O’nun önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere… yaratıldık.(Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 2:8-10)

Öyle ki, geriye kalan insanlar… bütün uluslar Rab’bi arasınlar. Bunları ta başlangıçtan bildiren Rab, işte böyle diyor.  (Elçilerin İşleri, 15:18)

 Allah nelere gereksinmeniz olduğunu siz daha O’ndan dilemeden önce bilir.(Matta, 6:8)

… Ona İsa adı verildi. Bu, onun anne rahmine düşmesinden önce [Allah’ın izniyle] meleğin kendisine verdiği isimdi.  (Luka, 2:21)

Allah’ım, bana verdiklerinin de bulunduğum yerde benimle birlikte olmalarını… istiyorum. Çünkü dünyanın kuruluşundan önce Sen beni sevdin. Adil Allah, dünya Seni tanımıyor, ama ben Seni tanıyorum. Bunlar da beni Senin gönderdiğini biliyorlar. (Yuhanna, 17:24-25)

Dünyanın kuruluşundan önce bilinen Mesih, çağların sonunda sizin yararınıza ortaya çıktı… [Allah’a] iman ediyorsunuz. Böylece imanınız ve umudunuz Allah’tadır. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:20-21)

O’na… iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır… (Yuhanna, 3:18)

Sevgili kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rab’bin Katı’nda bir gün bin yıl ve bin yıl bir gün gibidir.  (Petrus’un 2. Mektubu, 3:8)

O [Allah] Kendi huzurunda sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi… seçti. Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca…Kendisi’ne… [kul] olalım diye bizi önceden belirledi.  (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 1:4-5)

Allah bizi yaptıklarımıza göre değil, Kendi amacına ve lütfuna göre kurtarıp kutsal bir yaşama çağırdı. Bu lütuf bize zamanın başlangıcından önce Mesih İsa’da [Hz. İsa (as)’a Allah rızası için uymamızla] bağışlanmış, şimdi de onun gelişiyle açığa çıkarılmıştır…  (Pavlus’tan Timoteos’a Mektup, 1:9-10)

Bazı kişilerin günahları bellidir, yargı kürsüsüne kendilerinden önce ulaşır… iyi işler de bellidir… (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:24-25)

Allah’ın sevdiği kardeşlerim, sizleri O’nun [iman eden kullar olarak] seçtiğini biliyoruz. (Pavlus’un Selaniklilere 1. Mektubu, 1:4)

Zamanın başlangıcından önce Allah’ın bizim yüceliğimiz için belirlediği bu bilgeliği, bu çağın önderlerinden hiçbiri anlamadı… Yazılmış olduğu gibi, “Allah’ın Kendisi’ni sevenler için hazırladıklarını, hiçbir göz görmedi, hiçbir kulak duymadı, hiçbir insan yüreği kavramadı.” (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 2:7-9)

Bunun üzerine onu [Hz. İsa (as)’ı] yakalamak istediler, ama kimse ona el sürmedi. Çünkü onun saati henüz gelmemişti.  (Yuhanna, 7:30)

İsa bu sözleri mescitte öğretirken, bağış toplanan yerde söyledi. Kimse onu yakalamadı. Çünkü saati henüz gelmemişti. (Yuhanna, 8:20)

… Allah’ın eski çağlardan beri kutsal Peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi, herşeyin yeniden düzenleneceği zamana dek İsa’nın gökte [Allah Katında] kalması gerekiyor.  (Elçilerin İşleri, 3:18-21)

… Mübarek kulun İsa’ya karşı biraraya geldiler. Senin Kendi gücün ve isteğinle önceden kararlaştırdığın herşeyi gerçekleştirdiler.  (Elçilerin İşleri, 4:27-28)

İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rab’bin ona söylediği sözler gerçekleşecektir. (Luka, 1:45)

Allah… İsa Mesih’le ilgili bu Müjde’yi Peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden vaat etti.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 1:2)

“Hepiniz için söylemiyorum, ben [Allah’ın izniyle] seçtiklerimi bilirim. Ama, ‘Ekmeğimi yiyen bana ihanet etti’ diyen Kutsal Yazı’nın yerine gelmesi için böyle olacak. Size şimdiden, bunlar olmadan önce [Allah’ın izniyle] söylüyorum ki, bunlar olunca, benim o olduğuma inanasınız.” (Yuhanna, 13:18-19)

Allah’ın, Kendisi’ni sevenler, amacı uyarınca [imana] çağrılmış olanlar için her durumda iyilik sağladığını biliriz… Allah önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:28-30)

Yüceltmek üzere önceden hazırlayıp merhamet ettiklerine, yüceliğinin zenginliğini göstermek için bunu yaptıysa, ne diyelim? Yalnız Yahudiler arasından değil, öteki uluslar arasından da çağırdığı bu insanlar biziz. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 9:23-24)

Allah’ın seçtiği kişilerin iman etmeleri, Allah yoluna uygun gerçeği anlamaları için Allah’ın kulu ve İsa Mesih’in elçisi atanan ben Pavlus’tan selam! Elçiliğim… Allah’ın zamanın başlangıcından önce vaat ettiği [cennetteki] sonsuz yaşam umuduna dayanmaktadır. Kurtarıcımız Allah’ın buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Allah, Kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır. (Pavlus’tan Titus’a Mektup, 1:1-3)

Göğü ve göktekileri, yeri ve yerdekileri, denizi ve denizdekileri yaratanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın hakkı için ant içip dedi ki, “… Allah’ın vaadi tamamlanacak. Nitekim Allah bunu, kulları Peygamberlere müjdelemişti.”  (Vahiy, 10:6-7)

Ama biz, ey Rab’bin sevdiği kardeşler, sizler için her zaman Allah’a şükran borçluyuz. Çünkü Allah… gerçeğe inanarak kurtulmanız için sizi ta başlangıçtan seçti [kaderde mümin olarak yarattı]. (Pavlus’tan Selaniklilere 2. Mektup, 2:13)

İsa onlara, “Allah’ın Kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri sizin bilmenize izin yoktur” karşılığını verdi. (Elçilerin İşleri, 1:7)

Öteki uluslardan olanlar bunu işitince sevindiler ve Rab’bin sözünü yücelttiler. Sonsuz yaşam [cennet] için belirlenmiş olanların hepsi iman etti.(Elçilerin İşleri, 13:48)

Bu sıkıntılardan ötürü kimse sarsılmasın diye sizi imanda güçlendirip yüreklendirmesini istedik. Sıkıntılardan geçmek için belirlendiğimizi siz de biliyorsunuz. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 3:3)

… İmansızlar Allah’ın sözünü dinlemedikleri için tökezlerler. Zaten tökezlemek üzere belirlenmişlerdir [kaderde başarısız olacakları şekilde yaratılmışlardır]. (Petrus’un 1. Mektubu, 2:8)

… Allah Mesih’i belirlenen zamanda ortaya çıkaracaktır. Onur ve kudret sonsuza dek O’nun [Allah’ın] olsun! Amin. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:15-16)

İnsanoğlu [Hz. İsa (as)], belirlenmiş olan yoldan gidiyor… (Luka, 22:22)