İncil’de münafık karakteri

Dini Sadece Zahiren Yaşamaları, Samimi İman Etmemeleri

Vay halinize…. ikiyüzlüler! Siz nanenin, dereotunun ve kimyonun ondalığını verirsiniz de, Kutsal Yasa’nın [Allah’ın emirlerinden] daha önemli konularını –adaleti, merhameti, sadakati– ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden asıl bunları yerine getirmeniz gerekirdi. Ey kör kılavuzlar! Küçük sineği süzer ayırır, ama deveyi yutarsınız!  (Matta, 23:23)

Vay halinize… ikiyüzlüler! Bardağın ve çanağın dışını temizlersiniz, oysa bunların içi açgözlülük ve taşkınlıkla doludur. Ey kör… sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar. (Matta, 23:25-26)

Ama vay halinize… Siz nanenin, sedefotunun ve her tür sebzenin ondalığını verirsiniz de, adaleti ve Allah sevgisini ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden esas bunları yerine getirmeniz gerekirdi. (Luka, 11:42)

… Siz… bardağın ve tabağın dışını temizlersiniz, ama içiniz açgözlülük ve kötülükle doludur. Ey akılsızlar! Dışı yapanla içi yapan aynı değil mi? Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için herşey temiz olur. (Luka, 11:39-41)

Dini Zor Göstermeye Çalışmaları

İsa, “Sizin de vay halinize, ey Yasa uzmanları [Kutsal Kitap alimleri]!” dedi. “İnsanlara taşınması güç yükler yüklersiniz, kendiniz ise bu yükleri kaldırmak için parmağınızı bile kıpırdatmazsınız.” (Luka, 11:46)

Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi: “… Size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtına yüklerler, kendileriyse bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. Yaptıklarının tümünü gösteriş için yaparlar…” (Matta, 23:1-5)

Dine Bidatler Eklemeleri, Takva Görünmek İçin Helal-Haram Türetmeleri

… Vicdanları adeta kızgın bir demirle dağlanmış bu yalancılar… iman edip gerçeği bilenlerin şükranla yemesi için Allah’ın yarattığı yiyeceklerden çekinmek gerektiğini buyuracaklar. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 4:1-3)

… Dünyanın temel ilkelerinden kurtulduğunuza göre, niçin dünyada yaşayanlar gibi, “Şunu elleme”, “Bunu tatma”, “Şuna dokunma” gibi kurallara uyuyorsunuz? Bu kuralların hepsi, kullanıldıkça yok olacak nesnelerle ilgilidir; insanların buyruklarına, öğretilerine dayanır. Kuşkusuz bu kuralların sahte dindarlık, sözde alçakgönüllülük, bedene eziyet açısından bilgece bir görünüşü vardır; ama benliğin [nefsin] tutkularını denetlemekte hiçbir yararları yoktur.  (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 2:20-23)

İsa onları şöyle yanıtladı: “[İkiyüzlülerin]… öğrettikleri, sadece insan buyruklarıdır.’ Siz Allah buyruğunu bir yana bırakmış, insan töresine uyuyorsunuz.” İsa onlara ayrıca şunu söyledi: “Kendi törenizi sürdürmek için Allah buyruğunu bir kenara itmeyi ne de güzel beceriyorsunuz!“(Markos, 7:6-9)

Gizli Dinsiz Olmaları

Çünkü Allah’ımızın lütfunu sefahate araç eden… İsa Mesih’i yadsıyan bazı Allah’sızlar gizlice aranıza sızdılar. Onların yargılanacakları çoktan beri yazılmıştır. (Yahuda’nın Mektubu, 1:4)

Şunu bil ki, son günlerde çetin anlar olacaktır… Allah yolundaymış gibi görünüp bu yolun gücünü inkar edenler olacak. Böylelerinden uzak dur.(Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 3:1-5)

Bilgi Sahibi Oldukları Halde, İmanı Kavramayan Kişiler Olmaları

Allah yolundaymış gibi görünüp bu yolun gücünü inkar edenler olacak… Bunların arasında evlerin içine sokulup günahla yüklü, çeşitli arzularla sürüklenen,her zaman öğrenen, ama gerçeğin bilgisine bir türlü erişemeyen… adamlar var. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 3:1-7)

Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır. Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar. Kutsal Yasa öğretmeni [Allah’ın emirlerini öğreten] olmak istiyorlar, ama ne söyledikleri sözleri ne de iddialı oldukları konuları anlıyorlar.  (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 1:3-6)

Kalplerinde Olmayanı Söylemeleri

İsa onları şöyle yanıtladı: “Yeşaya’nın siz ikiyüzlülerle ilgili peygamberlik sözü ne kadar yerindedir! Yazmış olduğu gibi, ‘Bu halk, dudaklarıyla Beni [Allah’ı] sayar, ama yürekleri Benden uzak.‘” (Markos, 7:6; Matta, 15:7-8)

Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır. Bazı kişiler bunlardan saparak boş konuşmalara daldılar. Kutsal Yasa öğretmeni [Allah’ın emirlerini öğreten] olmak istiyorlar, ama ne söyledikleri sözleri ne de iddialı oldukları konuları anlıyorlar.(Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 1:3-6)

Ama öğrencilerinden biri, İsa’ya sonradan ihanet eden Yahuda İskariot, “Bu yağ neden üç yüz dinara satılıp parası yoksullara verilmedi?” dedi. Bunu, yoksullarla ilgilendiği için değil, hırsız olduğu için söylüyordu. Ortak para kutusu ondaydı ve kutuya konulandan aşırıyordu. (Yuhanna, 12:4-6)

Gösteriş İçin İbadet Etmeleri

Bütün halk dinlerken İsa öğrencilerine şöyle dedi: “Uzun kaftanlar içinde dolaşmaktan hoşlanan, meydanlarda selamlanmaya, mescitlerde en seçkin yerlere, şölenlerde başköşelere kurulmaya bayılan din bilginlerinden sakının. Dul kadınların malını mülkünü sömüren, gösteriş için uzun uzun dua eden bu kişilerin cezası daha ağır olacaktır.” (Luka, 20:45-47; Markos, 12:38-40)

Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye… caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar.Size doğrusunu söyleyeyim, onlar karşılıklarını almışlardır. (Matta, 6:5)

Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi: “… Size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtına yüklerler, kendileriyse bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. Yaptıklarının tümünü gösteriş için yaparlar…” (Matta, 23:1-5)

Vay halinize… Mescitlerde en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız. Vay halinize! İnsanların, farkında olmadan üzerlerinde gezindiği belirsiz mezarlara benziyorsunuz. (Luka, 11:43-44)

Allah Rızasını Değil, İnsanların Hoşnutluğunu Gözetmeleri

Bununla birlikte, önderlerin bile birçoğu İsa’ya iman etti. Ama… iman ettiklerini açıkça söylemediler. Çünkü insandan gelen övgüyü, Allah’tan gelen övgüden daha çok seviyorlardı. (Yuhanna, 12:42-43)

Başkalarına Söylediklerini Kendileri Yapmamaları

Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi: “… Size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünküsöyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtına yüklerler, kendileriyse bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. Yaptıklarının tümünü gösteriş için yaparlar…” (Matta, 23:1-5)

Kendi gözündeki merteği görmezken, kardeşine nasıl, ‘kardeş, izin ver, gözündeki çöpü çıkarayım’ dersin? Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün. (Luka, 6:42)

Dış Görünümlerinin Aldatıcı Olması

Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz dıştan güzel görünen, ama içi ölü kemikleri ve her türlü pislikle dolu badanalı mezarlara benzersiniz. Dıştan insanlara doğru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz. (Matta, 23:27-28)

Müminler Aleyhine Düzen Kurmaları

Bunun üzerine… İsa’yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla düzen kurdular. (Matta, 22:13; Markos, 12:13)

İsa oradan ayrılınca… onu şiddetle sıkıştırarak birçok konuda ağzını aramaya başladılar. Ağzından çıkacak bir sözle onu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.  (Luka, 11:53-54)

Sık sık yolculuk ettim. Irmaklarda, haydutlar arasında, gerek soydaşlarımın gerekse öteki ulusların arasında tehlikelere uğradım. Kentte, kırda, denizde,sahte kardeşler arasında tehlikelere düştüm.  (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 11:26)

İnkarcılara Haber Taşımak İçin Müminlerin Arasına Katılmaları

İsa’yı dikkatle gözlüyorlardı. Ona, kendilerine dürüst süsü veren muhbirler gönderdiler. Onu, söyleyeceği bir sözle tuzağa düşürmek ve böylelikle valinin yetki ve yargısına teslim etmek istiyorlardı. (Luka, 20:20)

Müminleri Sahte Delillerle Hapse Attırmak İstemeleri

İsa’yı dikkatle gözlüyorlardı. Ona, kendilerine dürüst süsü veren muhbirler gönderdiler. Onu, söyleyeceği bir sözle tuzağa düşürmek ve böylelikle valinin yetki ve yargısına teslim etmek istiyorlardı. (Luka, 20:20)

İsa daha konuşurken, Onikiler’den biri olan Yahuda geldi. Yanında, baş din adamlarıyla halkın ileri gelenleri tarafından gönderilmiş kılıçlı sopalı büyük bir kalabalık vardı. İsa’ya ihanet eden Yahuda, “Kimi öpersem, İsa odur, onu tutuklayın” diye onlarla sözleşmişti… (Matta, 26:47-49; Markos, 14:43-45)

Müminleri Yurtlarından Sürmek, Öldürmek İstemeleri

… Bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular. Ayağa kalkıp İsa’yı kentin dışına kovdular. Onu uçurumdan aşağı atmak için kentin kurulduğu tepenin yamacına götürdüler. Ama İsa onların arasından geçerek oradan uzaklaştı. (Luka, 4:28-30)

Vay halinize!… Onlara peygamberler ve elçiler göndereceğim, bunlardan kimini öldürecek, kimine zulmedecekler.  (Luka, 11:47-49)

[Hz. İsa (as) :] İbrahim’in soyundan olduğunuzu biliyorum. Yine de beni öldürmek istiyorsunuz. Çünkü yüreğinizde sözüme yer vermiyorsunuz.(Yuhanna, 8:37)

Müminlere Karşı İşbirliği Yapmaları ve Onlara İhanet Etmeleri

[Hz. İsa (as) :] “Benimle yemek yiyen biri beni ele verecek.“… İsa onlara, “Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır” dedi.(Markos, 14:18-20)

O sırada Onikiler’den biri -adı Yahuda İskariot olanı– baş din adamlarına giderek, “onu [Hz. İsa (as) ‘ı] ele verirsem bana ne verirsiniz?” dedi. Otuz gümüş tartıp ona verdiler. Yahuda o andan itibaren İsa’yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı. (Matta, 26:14-16; Markos, 14:10-11)

İsa daha konuşurken, Onikiler’den biri olan Yahuda geldi. Yanında, baş din adamlarıyla halkın ileri gelenleri tarafından gönderilmiş kılıçlı sopalı büyük bir kalabalık vardı. İsa’ya ihanet eden Yahuda, “Kimi öpersem, İsa odur, onu tutuklayın” diye onlarla sözleşmişti. Dosdoğru İsa’ya gidip, “Selam…!” diyerek onu öptü. (Matta, 26:47-49; Markos, 14:43-45)

Şeytan, Onikiler’den biri olup İskariot diye adlandırılan Yahuda’nın yüreğine girdi. Yahuda gitti… İsa’yı nasıl ele verebileceğini görüştü. Onlar buna sevindiler ve kendisine para vermeye razı oldular. Bunu kabul eden Yahuda, kalabalığın olmadığı bir zamanda İsa’yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.  (Luka, 22:3-6)

İsa onlara şu karşılığı verdi: “Siz Onikiler’i seçen ben değil miyim? Buna karşın içinizden biri şeytandır.” Simun İskariot’un oğlu Yahuda’dan söz ediyordu. Çünkü Yahuda Onikiler’den biri olduğu halde İsa’ya ihanet edecekti. (Yuhanna, 6:70-71)

Müminlere Karşı Kin ve Nefretle Dolu Olmaları

… Bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular. Ayağa kalkıp İsa’yı kentin dışına kovdular. Onu uçurumdan aşağı atmak için kentin kurulduğu tepenin yamacına götürdüler. Ama İsa onların arasından geçerek oradan uzaklaştı. (Luka, 4:28-30)

İsa’yı suçlamak için fırsat kollayan din bilginleri… onu gözlüyorlardı. İsa, onların ne düşündüklerini biliyordu…. Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarında İsa’ya ne yapabileceklerini tartışmaya başladılar. (Luka, 6:7-11)

Müminleri Açık Aramak Kastıyla Gözlemeleri ve Denemeleri

Bunları İsa’yı denemek amacıyla söylüyorlardı; onu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı. Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve “İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın!” dedi. (Yuhanna, 8:6-7)

İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, “Ey ikiyüzlüler!” dedi. “Beni neden deniyorsunuz?” (Matta, 22:18)

Allah Yolunda Mücadeleden Bahaneler Sürerek Uzak Durmaları

Yolda giderlerken bir adam İsa’ya, “Nereye gidersen, senin ardından geleceğim” dedi. İsa ona, “Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu’nun [Hz. İsa (as) ‘ın] başını yaslayacak bir yeri yok” dedi. Bir başkasına, “Ardımdan gel” dedi. Adam ise, “İzin ver, önce gidip babamı gömeyim” dedi. İsa ona şöyle dedi: “Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün. Sen gidip Allah’ın Egemenliği’ni [ahiret hayatını] duyur.” Bir başkası… “Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.” İsa ona, “Sabanı tutup da geriye bakan, Allah’ın Egemenliği’ne [cennete] layık değildir” dedi.(Luka, 9:57-62; Matta, 8:19-22)

İnfak Etmek İstememeleri

[Hz. İsa (as) :] “O’nun [Allah’ın] buyruklarını biliyorsun: ‘Zina etmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin.'” “Bunların hepsini gençliğimden beri yerine getiriyorum” dedi adam. İsa bunu duyunca ona, “Hâlâ bir eksiğin var” dedi. “Neyin varsa hepsini sat, parasını yoksullara dağıt; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle.” Adam bu sözleri duyunca çok üzüldü. Çünkü son derece zengindi. Onun üzüntüsünü gören İsa, “Varlıklı kişilerin Allah’ın Egemenliği’ne [cennete] girmesi ne kadar güç!” dedi. “Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Allah Egemenliği’ne [cennete] girmesinden daha kolaydır.” (Luka, 18:20-25)

Hananya adında bir adam, karısı Safira’nın onayıyla bir mülk sattı, paranın bir kısmını kendine saklayarak gerisini getirip elçilerin buyruğuna verdi.Karısının da olup bitenlerden haberi vardı. Petrus ona, “Hananya, nasıl oldu da şeytana uydun… yalan söyleyip mülkün parasının bir kısmını kendine sakladın?” dedi. “Mülk satılmadan önce sana ait değil miydi? Sen onu sattıktan sonra da parayı dilediğin gibi kullanamaz mıydın? Neden yüreğinde böyle bir düzen kurdun? Sen insanlara değil, Allah’a yalan söylemiş oldun.” (Elçilerin İşleri, 5:1-4)

Zengin olmak isteyenler ayartılıp tuzağa düşerler, insanı çöküşe ve yıkıma götüren birçok saçma ve zararlı arzulara kapılırlar. Çünkü her türlü kötülüğün bir kökü de para sevgisidir. Kimileri zengin olma hevesiyle imandan saptılar, kendi kendilerine çok acı çektirdiler. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:9-10)

Müminlere Çıkar Sağlamak İçin Yanaşmaları

Aranıza sızan bu kişiler… Vay onların haline!… Kazanç için kendilerini Balam’ınkine benzer bir yanılgıya kaptırdılar… Sevgi şölenlerinizde sizinle birlikte pervasızca yiyip içen bu kişiler birer kara lekedir. Yalnız kendilerini besleyen çobanlardır… Bunlar hep yakınıp söylenir, kendi tutkularının peşinden giderler. Ağızlarından kurumlu sözler çıkar, kendi çıkarları için başkalarını pohpohlarlar. (Yahuda’nın Mektubu, 1:8, 11-12, 16)

… Sizinle yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar. Gözleri zinayla doludur, günaha doymazlar. Kararsız kişileri doğru yoldan saptırırlar. Yüreği açgözlülüğe alıştırılmış lanetli insanlardır.  (Petrus’un 2. Mektubu, 2:13-14)

Menfaat Elde Edemediklerinde Mümin Topluluğundan Ayrılmaları

… Nitekim şimdiden çok sayıda Mesih karşıtı türemiş bulunuyor… Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 2:18-19)

Akılsız Olmaları

Aranıza sızan bu kişiler… akıldan yoksun hayvanlar gibi içgüdüleriyle anladıkları ne varsa, onları yıkıma götürüyor. (Yahuda’nın Mektubu, 1:8, 10)

… Bu küstah, dikbaşlı kişiler yüce varlıklara sövmekten korkmazlar [Allah’ı tenzih ederiz] … Ama anlamadıkları konularda sövüp sayan bu kişiler,içgüdüleriyle yaşayan, yakalanıp boğazlanmak üzere doğan, akıldan yoksun hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi onlar da yıkıma uğrayacaklar. Ettikleri haksızlığa karşılık zarar görecekler. Gündüzün zevk alemlerine dalmayı eğlence sayarlar. Birer leke ve yüzkarasıdırlar… (Petrus’un 2. Mektubu, 2:10-13)

Kibirli ve Çirkin Cesaret Sahibi Olmaları

… Bu küstah, dikbaşlı kişiler yüce varlıklara sövmekten korkmazlar [Allah’ı tenzih ederiz]… Anlamadıkları konularda sövüp sayan bu kişiler, içgüdüleriyle yaşayan, yakalanıp boğazlanmak üzere doğan, akıldan yoksun hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi onlar da yıkıma uğrayacaklar. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:10-12)

Aranıza sızan bu kişiler de onlar gibi gördükleri düşlere dayanarak öz bedenlerini kirletiyor, Rab’bin yetkisini hiçe sayıyor, yüce varlıklara sövüyorlar… Bu kişiler anlamadıkları herşeye sövüyorlar… (Yahuda’nın Mektubu, 1:8-10)

Başkalarının İmanına Engel Olmaya Çalışmaları

… Ey Yasa uzmanları [Kutsal Kitap alimleri]! Bilgi kapısının anahtarını alıp götürdünüz. Kendiniz bu kapıdan girmediniz, girmek isteyenlere de engel oldunuz. (Luka, 11:52)

Vay halinize… ikiyüzlüler! Allah’ın Egemenliği’nin [cennetin] kapısını insanların yüzüne kapıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyor, ne de girmek isteyenleri bırakıyorsunuz! (Matta, 23:13-14)

İmanı Zayıf Olanları Doğru Yoldan Saptırmaya Çalışmaları

… Sizinle yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar. Gözleri zinayla doludur, günaha doymazlar. Kararsız kişileri doğru yoldan saptırırlar. Yüreği açgözlülüğe alıştırılmış lanetli insanlardır. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:13-14)

… [Münafıklar] yanlış yolda yürüyenlerden henüz kurtulanları, boş ve kurumlu sözler söyleyerek benliğin tutkularıyla, sefahatle doğru yoldan saptırırlar. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:18)

Kardeşler… aldığınız öğretiye karşı gelerek ayrılıklara ve sapmalara neden olanlara dikkat edin, onlardan sakının. Böyle kişiler Mesih’e değil, kendi midelerine kulluk ederler. Saf adamların yüreklerini, kulağı okşayan tatlı sözlerle aldatırlar.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 16:17-18)

Vay halinize… ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız. (Matta, 23:15)

Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar. İşte size önceden söylüyorum. (Matta, 24:24-25)

… Gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar. Ne var ki, Allah’ın attığı sağlam temel, “Rab Kendine ait olanları bilir” ve “Rab’bin adını anan herkes kötülükten uzak dursun” sözleriyle mühürlenmiş olarak duruyor. Büyük bir evde yalnız altın ve gümüş kaplar değil, tahta ve toprak kaplar da vardır. Kimi onurlu, kimi bayağı iş için kullanılır. Eğer bir kimse bayağı olandan arınırsa, onurlu amaçlara uygun, kutsal kılınmış, efendisine yararlı ve her iyi işe hazır bir kap olacaktır. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 2:18-20)

… Son zamanlarda bazıları yalancıların ikiyüzlülüğü nedeniyle aldatıcı ruhlara ve cinlerin öğretilerine kulak vererek imandan dönecek.(Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 4:1)

Fitne Çıkarmak İçin Müminlerin Arasına Katılmaları

Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum. Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapkın sözler söyleyen kişiler çıkacak.  (Elçilerin İşleri, 20:29)

Ne var ki, İsa Mesih’te sahip olduğumuz özgürlüğü el altından öğrenmek ve böylece bizi köleleştirmek [dünya hayatına çekmek] için gizlice aramıza sızan sahte kardeşler vardı. Müjde gerçeği [Allah’ın vahyi] sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık. (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 2:4-5)

… Sahte peygamberler vardı, tıpkı sizin de aranızda yanlış öğreti yayanlar olacağı gibi. Bunlar… gizlice aranıza yıkıcı öğretiler sokacaklar. Böyleleri ani bir yıkıma uğrayacaklar. Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek. Açgözlülüklerinden ötürü uydurma sözlerle sizi sömürecekler. Onlar için çoktan beri verilmiş olan yargı gecikmez. Onları bekleyen yıkım da uyuklamaz. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:1-3)

Sahte peygamberlerden sakının! Kuzu postuna bürünerek gelirler size, ama özde yırtıcı kurtlardır. Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. İyi ağaç kötü meyve veremez. Kötü ağaç da iyi meyve veremez. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.(Matta, 7:15-20)

Cahiliye Hayatından Tam Olarak Kopmamaları

Onlara özgürlük vaadederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın kölesidirler. Çünkü kişi neye yenilirse, onun kölesi olur… İsa Mesih’i tanımakla dünyanın çirkefliklerinden kurtulduktan sonra tekrar aynı işlere karışıp yenilirlerse, son halleri, ilk hallerinden beter olur. Çünkü doğruluk yolunu bilip de kendilerine emanet edilmiş olan kutsal buyruktan [Allah’ın emirlerinden] geri dönmektense, bu yolu hiç bilmemiş olmak onlar için daha iyi olurdu.Şu gerçek özdeyiş onların durumunu anlatıyor: … “domuz da yıkandıktan sonra çamurda yuvarlanmaya döner.”  (Petrus’un 2. Mektubu 2:19- 22)

… Kardeş diye bilinirken fuhuş yapan, açgözlü, putperest, sövücü, ayyaş ya da soyguncu olanla arkadaşlık etmeyin, böyle biriyle yemek bile yemeyin. İnanlılar topluluğunun dışındakileri yargılamaya benim ne hakkım var? Sizin de yargılamanız gereken kişiler topluluğun içindekiler değil mi? Topluluğun dışında kalanları Allah yargılar. “Kötü adamı aranızdan kovun!” (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 5:11-13)

… Sizinle yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar. Gözleri zinayla doludur, günaha doymazlar. Kararsız kişileri doğru yoldan saptırırlar. Yüreği açgözlülüğe alıştırılmış lanetli insanlardır. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:13-14)

Dünyada ve Ahirette Yıkım ve Azapla Karşılık Görmeleri

… Sizinle yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar… Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balam’ın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar… Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor.  (Petrus’un 2. Mektubu, 2:13-17)

Aranıza sızan bu kişiler… Rüzgarın sürüklediği yağmursuz bulutlara, iki kez ölmüş, kökünden sökülmüş, sonbaharın meyvesiz ağaçlarına benzerler.Köpüğünü savuran denizin azgın dalgaları gibi ayıplarını çevreye savururlar. Serseri yıldızlar gibidirler. Onları sonsuza dek sürecek koyu karanlık bekliyor. (Yahuda’nın Mektubu, 1:8, 12-13)

… Bunlar… gizlice aranıza yıkıcı öğretiler sokacaklar. Böyleleri ani bir yıkıma uğrayacaklar. Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek. Açgözlülüklerinden ötürü uydurma sözlerle sizi sömürecekler. Onlar için çoktan beri verilmiş olan yargı gecikmez. Onları bekleyen yıkım da uyuklamaz. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:1-3)

… Bu kişiler, içgüdüleriyle yaşayan, yakalanıp boğazlanmak üzere doğan, akıldan yoksun hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi onlar da yıkıma uğrayacaklar. Ettikleri haksızlığa karşılık zarar görecekler. Gündüzün zevk alemlerine dalmayı eğlence sayarlar. Birer leke ve yüzkarasıdırlar… (Petrus’un 2. Mektubu, 2:12-13)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s