İncil’de Kuran’a uygun diğer emirler

İyiliği Emredip Kötülükten Men Etmek

Yaşantınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu uyarın; tövbe ederse, bağışlayın. Günde yedi kez size karşı günah işler ve yedi kez size gelip, ‘Tövbe ediyorum’ derse, onu bağışlayın. (Luka, 17:3-4)

Günah işleyenleri herkesin önünde uyar ki, öbürleri de [Allah’tan] korksun. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:20)

Aldanmayın, “Kötü arkadaşlıklar iyi huyu bozar.” Uslanıp kendinize gelin, artık günah işlemeyin. Bazılarınız Allah’ı hiç tanımıyor. Utanasınız diye söylüyorum bunları. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 15:33-34)

Eğer kardeşin sana karşı günah işlerse, ona git, suçunu kendisine göster. Herşey yalnız ikinizin arasında kalsın. Kardeşin seni dinlerse, onu kazanmış olursun. Ama dinlemezse, yanına bir ya da iki kişi daha al ki, söylenen herşey iki ya da üç tanığın sözüyle doğrulansın. Onları da dinlemezse, durumu iman edenler topluluğuna bildir. Topluluğu da dinlemezse, onu putperest ya da vergi görevlisi say. (Matta, 18:15-17)

Fitne Çıkarmamak

Kardeşler, size yalvarırım, aldığınız öğretiye [Allah’ın emirlerine] karşı gelerek ayrılıklara ve sapmalara neden olanlara dikkat edin, onlardan sakının. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 16:17)

İsa öğrencilerine şöyle dedi: “İnsanı günaha düşüren tuzakların olması kaçınılmazdır. Ama bu tuzaklara aracılık eden kişinin vay haline! Böyle bir kişi bu küçüklerden birini günaha düşüreceğine, boynuna bir değirmen taşı geçirilip denize atılsa, kendisi için daha iyi olur. (Luka, 17:1§-2)

… [Allah] meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren herşeyi, kötülük yapan herkesi O’nun Egemenliğinden [ahiret hesabından] toplayıp kızgın fırına [cehennem ateşine] atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. Doğru kişiler o zaman Allah’ın Egemenliğinde [cennette] güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin! (Matta, 13:41-43)

[Hz. İsa (as):] “… İnsanı günaha düşüren tuzaklardan ötürü vay dünyanın haline! Böyle tuzakların olması kaçınılmazdır. Ama bu tuzaklara aracılık eden kişinin vay haline!” (Matta, 18:7)

Tövbe Etmek

İsa onlara şu karşılığı verdi: “Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var. Ben doğru kişileri değil, günahkarları tövbeye çağırmaya geldim.” (Luka, 5:31-32)

Öyleyse, günahlarınızın affedilmesi için tövbe edin ve Allah’a dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin… (Elçilerin İşleri, 3:19)

Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Allah’ın gözünde doğru değildir. Bu kötülüğünden tövbe et ve Rab’be yalvar, yüreğindeki bu düşünce belki bağışlanır. Senin kin dolu, kötülüğe tutsak biri olduğunu görüyorum. (Elçilerin İşleri, 8:21-23)

… İsa, Allah’ın Müjdesi’ni [Allah’ın emirlerini] duyura duyura Celile’ye gitti. “Zaman doldu” diyordu, “Allah’ın Egemenliği [ahiret hesabı] yaklaştı. Tövbe edin, Müjde’ye [Allah’ın emirlerine] inanın!” (Markos, 1:14-15)

O günlerde… Yahya Yahudiye Çölü’nde ortaya çıktı. Şu çağrıyı yapıyordu: “Tövbe edin! Allah’ın Egemenliği yaklaşmıştır.” (Matta, 3:1-2)

Rab’bin kulu kavgacı olmamalı. Tersine, herkese şefkatle davranmalı, öğretme yeteneği olmalı, haksızlıklara sabırla dayanmalıdır. Kendisine karşı olanları yumuşak huyla yola getirmeli. Gerçeği anlamaları için Allah belki onlara bir tövbe yolu açar. Böylelikle ayılabilir, isteğini yerine getirmeleri için kendilerini tutsak eden iblisin tuzağından kurtulabilirler. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 2:24-26)

[Hz. İsa (as):] “Şiloah’taki kule üzerlerine yıkılınca ölen o on sekiz kişinin, Yeruşalim’de yaşayan öbür insanların hepsinden daha suçlu olduğunu mu sanıyorsunuz? Size hayır diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksınız.” (Luka, 13:4-5)

Petrus onlara şu karşılığı verdi: “Tövbe edin… Böylece günahlarınız bağışlanacak…. Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Allah’ımız Rab’bin çağıracağı herkes için geçerlidir.” (Elçilerin İşleri, 2:38-39)

Allah’ı yücelterek şöyle dediler: “Demek ki Allah, tövbe etme ve yaşama kavuşma fırsatını öteki uluslara da vermiştir.” (Elçilerin İşleri, 11:18)

[Hz. Yahya (as):] “Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin! Kendi kendinize, ‘Biz İbrahim’in soyundanız’ demeye kalkmayın. Ben size şunu söyleyeyim: Allah, İbrahim’e şu taşlardan da çocuk yaratabilir. Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.”(Luka, 3:8-9)

İsa, “Daha doğrusu, ne mutlu Allah’ın sözünü dinleyip uygulayanlara!” dedi. Çevredeki kalabalık büyürken İsa konuşmaya başladı. “Şimdiki kuşak kötü bir kuşaktır” dedi… “Ninovalılar, Yunus’un çağrısı üzerine tövbe ettiler.” (Luka, 11:28-29, 32)

… Yahya çölde ortaya çıktı. İnsanları, günahlarının bağışlanması için tövbe etmeye… çağırıyordu.  (Markos, 1:4)

Önce Şam ve Yeruşalim halkını, sonra bütün Yahudiye bölgesini ve öteki ulusları, tövbe edip Allah’a dönmeye ve bu tövbeye yaraşır işler yapmaya çağırdım. (Elçilerin İşleri, 26:20)

Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar. (Markos, 6:12)

O da Şeria Irmağı’nın çevresindeki bütün bölgeyi dolaşarak insanları, günahlarının bağışlanması için tövbe etmeye… çağırdı. (Luka, 3:3)

Yaşantınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu uyarın; tövbe ederse, bağışlayın. Günde yedi kez size karşı günah işler ve yedi kez size gelip, ‘tövbe ediyorum’ derse, onu bağışlayın. (Luka, 17:3-4)

Allah, geçmiş dönemlerin bilgisizliğini görmezlikten geldi [affetti]; ama şimdi her yerde herkesin tövbe etmesini buyuruyor.  (Elçilerin İşleri, 17:30)

Hem Yahudiler’i hem de Grekler’i, tövbe edip Allah’a dönmeye ve… [Allah için] İsa’ya inanmaya çağırdım. (Elçilerin İşleri, 20:21)

Geriye kalan insanlar, yani bu belalardan ölmemiş olanlar, kendi elleriyle yaptıkları putlardan dönüp tövbe etmediler. Cinlere ve göremeyen, işitemeyen, yürüyemeyen altın, gümüş, tunç, taş, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler. Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler. (Vahiy, 9:20-21)

Bazılarının düşündüğü gibi Rab vaadini yerine getirmekte gecikmez; ama size karşı sabrediyor [vakit veriyor]. Çünkü [Allah] kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor. Ama Rab’bin günü… [aniden] gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yok olacak, yer ve yeryüzünde yapılmış olan herşey yanıp tükenecek. (Petrus’un 2. Mektubu, 3:9-10)

Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın. Bunun için, nereden düştüğünü anımsa! Tövbe et ve başlangıçta yaptıklarını sürdür… (Vahiy, 2:4-5)

Ben sevdiklerimi uyarıp terbiye ederim. Onun için gayrete gel, tövbe et. (Vahiy, 3:19)

Allah’ın isteğiyle çekilen acı, kişiyi kurtuluşla sonuçlanan ve pişmanlık doğurmayan tövbeye götürür.Dünyanın acılarıysa ölüm [cehennem azabı] getirir. Bakın bu acılar, Allah’ın isteğiyle çektiğiniz bu acılar sizde ne büyük ciddiyet, paklanmak için ne büyük istek yarattı! Sizde ne büyük öfke, korku, özlem, gayret ve suçluyu cezalandırma arzusu uyandırdı! Bu konuda her bakımdan masum olduğunuzu kanıtladınız. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 7:10-11)

Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Allah’ın melekleri de tövbe eden bir tek günahkar için sevinç duyacaklar.  (Luka, 15:10)

Bunun için, ölü işlerden [cehennem azabına götüren işlerden] tövbe etmenin ve Allah’a inanmanın temelini… ölülerin dirilişi ve sonsuz yargıyla ilgili öğretinin temelini atmadan… yetkinliğe doğru ilerleyelim. Allah izin verirse, bunu yapacağız. Bir kez aydınlatılmış maneviyatı tatmış ve Allah sözünün iyiliğini ve gelecek çağın güçlerini tatmış oldukları halde, yoldan sapanları yeniden tövbe edecek duruma getirmeye olanak yoktur…  (İbranilere Mektup, 6:1-6)

İsraf Etmemek

Herkes doyunca İsa öğrencilerine, “Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın” dedi. Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular. Halk, İsa’nın yaptığı mucizeyi görünce, “Gerçekten dünyaya gelecek olan Peygamber budur” dedi.(Yuhanna, 6:12-14)

Allah Dilerse (İnşaAllah) Demek

Dinleyin şimdi, “Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız” diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz. Bunun yerine, “Rab dilerse yaşayacağız, şunu şunu yapacağız” demelisiniz. (Yakup’un Mektubu, 4. Bölüm, 13:15)

… Mükemmelliğe doğru ilerleyelim. Allah izin verirse, bunu yapacağız.  (İbranilere Mektup, 6:1-3)

Evlere Girildiğinde Önce Selam Vermek

Hangi eve girerseniz, önce, ‘Bu eve esenlik olsun!’ deyin. Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir. (Luka, 10:5-6)

Onun evine girerken, evdekilere esenlik dileyin. Eğer evdekiler buna layıksa, dilediğiniz esenlik üzerlerinde kalsın; layık değillerse, size geri dönsün(Matta, 10:12-13)

… İsa oraya geldi, ortada durup onlara, “Üzerinize esenlik olsun” dedi… İsa yine onlara, “Size esenlik olsun!” dedi. (Yuhanna, 20:19-21)

İman Edenlerin Birlik Olması

Kardeşler… hepiniz uyum içinde olun, aranızda bölünmeler olmadan aynı düşünce ve görüşte birleşin… (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 1:10)

Kardeş kardeşe karşı dava açıyor, üstelik imansızlar önünde! Aslında birbirinizden davacı olmanız bile sizin için düpedüz yenilgidir. Haksızlığa uğrasanız daha iyi olmaz mı? Dolandırılsanız daha iyi olmaz mı? Bunun yerine, siz kendiniz haksızlık edip başkasını dolandırıyorsunuz. Üstelik bunu kardeşlerinize yapıyorsunuz. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 6:6-8)

Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz [Allah rızası için] Mesih İsa’da [Hz. İsa (as)’a bağlılıkta] birsiniz.  (Pavlus’tan Galatyalılara 1. Mektup, 3:28)

Bazılarının alıştığı gibi, biraraya gelmekten vazgeçmeyelim; o günün yaklaştığını gördükçe birbirimizi daha da çok yüreklendirelim. (İbranilere Mektup, 10:25)

… Yaşayışınız Mesih’in müjdesine [Allah’ın Kitabına] layık olsun. Öyle ki, gelip sizi görsem de, uzakta kalsam da, sizinle ilgili haberleri, tek bir ruhta dimdik durduğunuzu, Müjde’de [Allah’ın emirlerinde] açıklanan inanç uğruna tek bir can halinde birlikte mücadele ettiğinizi, size karşı duranlardan hiçbir şekilde yılmadığınızı duyayım. Böyle davranmanız onlar için bir belirtidir, kendilerinin mahvolacağını, sizlerin ise kurtulacağını gösteren bir belirti. Ve bu Allah’ın işidir [Adetullahı’dır].” (Pavlus’tan Filipililere Mektup, 1:27-28)

[Hz. İsa (as):] “[Allah rızası için] benden yana olmayan bana karşıdır, benimle birlikte toplamayan dağıtıyor demektir.” (Luka, 11:23)

Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Kendi içinde bölünmüş olan her ülke yıkıma uğrar. Kendi içinde bölünmüş hiçbir kent ya da ev ayakta kalamaz.” (Matta, 12:25; Luka, 11:17; Markos, 9:39)

… Kardeşine karşı öfkelenen her kişi yargılanmayı hak edecek. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse… kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecek. Bu yüzden… kardeşinin sana karşı bir şikayeti olduğunu hatırlarsan… git, önce kardeşinle barış; sonra gel, adağını sun. (Matta, 5:21-24)

İsa buna karşılık onlara, “Kimdir annem ve kardeşlerim?” dedi. Sonra çevresinde oturanlara bakıp şöyle dedi: “İşte annem, işte kardeşlerim! Allah’ın isteğini kim yerine getirirse, kardeşim, kızkardeşim ve annem odur.” (Markos, 3:33-35)

Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, anlayışla davranın. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 4:2)
Kardeşler, siz özgür olmaya çağrıldınız. Ancak özgürlüğünüz doğal benliğe fırsat olmasın. Birbirinize sevgiyle hizmet edin. Bütün Kutsal Yasa tek bir sözde özetlenmiştir: “Komşunu kendin gibi sev.” Ama birbirinizi yiyip bitirirken, dikkat edin, birbirinizi yok etmeyesiniz! (Pavlus’un Galatyalılara Mektubu, 5:13-15)

Yüreklerinin cesaret bulmasını, sevgide birleşmelerini dilerim. Öyle ki, anlayışın verdiği tam güvenliğin bütün zenginliğine kavuşsunlar ve Allah’ın sırrını, yani bilginin ve bilgeliğin bütün hazinelerinin saklı olduğu Mesih’i tanısınlar. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 2:2-3)

Bunun üzerine İsa din bilginlerini yanına çağırıp onlara benzetmelerle seslendi: “Bir ülke kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz. Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz… Hiç kimse güçlü adamın evine girip malını çalamaz.” (Markos, 3:23-27)

İsa’nın annesiyle kardeşleri ona geldiler, ama kalabalıktan ötürü kendisine yaklaşamadılar. İsa’ya, “Annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seni görmek istiyorlar” diye haber verildi. İsa haberi getirenlere şöyle karşılık verdi: “Annemle kardeşlerim, Allah’ın sözünü duyup yerine getirenlerdir.” (Luka, 8:19-21)

İsa, “Ona engel olmayın!” dedi. “Size karşı olmayan, sizden yanadır.” (Luka, 9:50)

Bizim de [Allah rızası için] kardeşlerimiz için canımızı vermemiz gerekir. (Yuhanna’nın 1. Mektubu, 3:16)

Emaneti Ehline Vermek

En küçük işte güvenilir olan kişi, büyük işte de güvenilir olur. En küçük işte dürüst olmayan kişi, büyük işte de dürüst olmaz. Dünyanın aldatıcı serveti konusunda güvenilir değilseniz, gerçek serveti size kim emanet eder? Başkasının malı konusunda güvenilir değilseniz, kendi malınız olmak üzere size kim bir şey verir? (Luka, 16:10-12)

Birçok tanık önünde benden işittiğin sözleri, başkalarına da öğretmeye yeterli olacak güvenilir kişilere emanet et. Mesih İsa’nın iyi bir askeri [öğrencisi, takipçisi] olarak benimle birlikte sıkıntıya göğüs ger. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 2:2-3)
Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler. (Matta, 7:6)

Adaletle Hükmetmek

Vay halinize…! Siz nanenin, anasonun ve kimyonun ondalığını verirsiniz de, Kutsal Yasa’nın [Allah’ın emirlerinin] daha önemli yönleri olan adalet, merhamet ve sadakati ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden esas bunları yerine getirmeniz gerekirdi. (Matta, 23:23; Luka, 11:42)

Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.  (Yuhanna, 7:24)

Siz, efendiler uşaklarınıza adalet ve eşitlikle davranın…  (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 4:1)

İsa ona, “Bana neden iyi diyorsun?” dedi. “İyi olan tek biri var, O da Allah’tır. O’nun buyruklarını biliyorsun: ‘Adam öldürme, zina etme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, kimsenin hakkını yeme, annene babana saygı göster.'” (Markos, 10:18-19)

… Nasıl yargılarsanız [ahirette] öyle yargılanacaksınız. Hangi ölçekle verirseniz, [ahirette] aynı ölçekle alacaksınız. (Matta, 7:1-2)

Bunlar iman sayesinde ülkeler ele geçirdiler, adaleti sağladılar, vaat edilenlere kavuştular, aslanların ağzını kapadılar. (Pavlus’tan İbranilere Mektup , 11:33)

Tersine, konuksever, iyiliksever, sağduyulu, adil, pak, kendini denetleyebilen biri olmalı. (Pavlus’tan Titus’a Mektup, 1:8)

İman eden sizlere karşı davranışımızın ne denli kutlu, adil, kusursuz olduğuna siz tanıksınız; Allah da buna tanıktır. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 2:10)

Kardeşlerim… insanlar arasında ayrım yapmayın. Toplandığınız yere altın yüzüklü, şık giyimli bir adamla kirli giysiler içinde yoksul bir adam geldiğinde, şık giyimli adama ilgiyle, “Sen buraya, iyi yere otur”, yoksula da “Sen orada dur”, ya da “Ayaklarımın dibine otur” derseniz, aranızda ayrım yapmış, kötü niyetli yargıçlar olmuş olmuyor musunuz? (Yakup’un Mektubu, 2:1-4)

… Egemenliğinin asası adalet asasıdır. Doğruluğu sevdin, kötülükten nefret ettin… (İbranilere Mektup, 1:8-9)

… Gönlümün hoşnut olduğu sevgili kulum odur… O adaleti uluslara bildirecek… Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak. (Matta, 12:18-20)

Onlardan birine haksızlık edildiğini gören Musa, onu savundu… Ertesi gün Musa, kavga eden iki İbrani’yle karşılaşınca onları barıştırmak istedi. ‘Efendiler’ dedi, ‘Siz kardeşsiniz. Niye birbirinize haksızlık ediyorsunuz?’ (Elçilerin İşleri, 7:24-26)

[Hz. İsa (as):] “Siz insan gözüyle yargılıyorsunuz. Ben kimseyi yargılamam. Yargılasam bile benim yargım doğrudur. (Yuhanna, 8:15-16)

Ama insanlar arasında ayrım yaparsanız, günah işlemiş olursunuz; Yasa [Kutsal Kitap] tarafından, Yasa’yı [Allah’ın emirlerini] çiğneyenler olarak suçlu bulunursunuz. (Yakup’un Mektubu, 2:9-10)

Allah “herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir.” Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam [cennet] verecek. Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:6-8)

Haksızlık eden ettiği haksızlığın karşılığını alacak, hiçbir ayrım yapılmayacaktır. (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:25)

Ettikleri haksızlığa karşılık zarar görecekler… (Petrus’un 2. Mektubu, 2:13)

Bu söylediklerimi, taraf tutmadan ve hiç kimseyi kayırmadan yerine getirmen için seni Allah’ın, Mesih İsa’nın ve seçilmiş meleklerin huzurunda uyarıyorum… Başkalarının günahlarına ortak olma. Kendini temiz tut. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:20-22)

Yüreklerinizde bize yer verin. Kimseye haksızlık etmedik, kimseyi yoldan saptırmadık, kimseyi sömürmedik. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 7:2)

Bunlar gelip İsa’ya, “Öğretmenimiz” dediler, “Senin dürüst biri olduğunu, kimseyi kayırmadan, insanlar arasında ayrım yapmadan Allah yolunu dürüstçe öğrettiğini biliyoruz…” (Markos, 12:14; Matta, 22:16)

Kötülükten Sakınmak

Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin. Herkesle barış içinde yaşamak için elinizden geleni yapın. Mümkünse, elinizden geldiğince herkesle barış içinde yaşayın. Sevgili kardeşler, kimseden öç almayın; bunu Allah’ın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık vereceğim.'” Ama, “Düşmanın acıkmışsa doyur, susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.” Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 12:17-21)

Her tür acı söz, öfke, kızgınlık, gürültücülük, sövücülük ve bunların yanı sıra her tür kötülük üzerinizden gitsin. Birbirinize karşı iyi yürekli olun… Sevecenlikle birbirinizi bağışlayın. (Pavlus’tan Efesoslulara Mektup, 4:31-32)

Öğüt veren, öğütte bulunsun. Bağışta bulunan, bunu cömertçe yapsın. Yöneten, gayretle yönetsin. Merhamet eden, bunu güler yüzle yapsın. Sevginiz ikiyüzlü olmasın.Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 12:8-9)

Bunun için, her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü üstünüzden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş, canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü alçakgönüllülükle kabul edin. (Yakup’un Mektubu, 1:21)

Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil, tersine, kutluluk dileyerek karşılık verin. Çünkü kutlu kılınmayı miras almak için çağrıldınız. (Petrus’un 1. Mektubu, 3:9)

Seven kişi komşusuna kötülük etmez. Bu nedenle sevmek Kutsal Yasa’yı [Allah’ın emirlerini] yerine getirmektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 13:10)

Bunun için eski mayayla –kin ve kötülük mayasıyla– değil, içtenliğin ve dürüstlüğün mayasız ekmeğiyle bayram edelim. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 5:8)

Size yalvarırız, kardeşler, boş gezenleri uyarın, yüreksizleri cesaretlendirin, güçsüzlere destek olun, herkese karşı sabırlı olun. Sakın kimse kötülüğe kötülükle karşılık vermesin. Birbiriniz ve bütün insanlar için her zaman iyiliği amaç edinin. Her zaman sevinin. Sürekli dua edin. Her durumda şükredin. Çünkü Allah’ın… sizin için istediği budur. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup , 5:14-18)

Herşeyi sınayın, iyi olana sımsıkı tutunun. Her çeşit kötülükten kaçının. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup , 5:21-22)

Diriliş olup bitti diyerek gerçek yoldan saptılar. Şimdi de bazılarının imanını altüst ediyorlar. Ne var ki, Allah’ın attığı sağlam temel, “Rab Kendine ait olanları bilir” ve “Rab’bin adını anan herkes kötülükten uzak dursun” sözleriyle mühürlenmiş olarak duruyor. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 2:18-19)

Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin. Çünkü Rab’bin gözleri [Allah inayeti] doğru kişilerin üzerindedir. Kulakları onların yakarışına açıktır [Allah doğruların dualarını kabul eder]. Ama Rab kötülük yapanlara karşıdır. (Petrus’un 1. Mektubu, 3:11-12)

Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez,kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. Sevgi herşeye katlanır… herşeye dayanır. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup , 13:4-7)

Aranızdaki kavga ve çekişmelerin kaynağı nedir? Bedenlerinizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi? Bir şey arzu ediyorsunuz, ama elde edemeyince adam öldürüyorsunuz. Kıskanıyorsunuz, ama isteğinize erişemeyince çekişiyor ve kavga ediyorsunuz. Elde edemiyorsunuz, çünkü Allah’tan dilemiyorsunuz. Dilediğiniz zaman da dileğinize kavuşamıyorsunuz. Çünkü kötü amaçla, tutkularınız uğruna kullanmak için diliyorsunuz. Siz ey vefasızlar, dünya ile dostluğun Allah’a düşmanlık olduğunu bilmiyor musunuz? Dünya ile dost olmak isteyen, kendini Allah’a düşman eder. (Yakub’un Mektubu, 4:1-4)

İyilikte Bulunmak

İyilik yapmayı ve sizde olanı başkalarıyla paylaşmayı unutmayın. Çünkü Allah… [bunlardan] hoşnut olur. (Pavlus’tan İbranilere Mektup, 13:16)

… Kardeşler… sakın kimse kötülüğe kötülükle karşılık vermesin. Birbiriniz ve bütün insanlar için her zaman iyiliği amaç edinin. (Pavlus’tan Selaniklilere 1. Mektup, 5:14-15)

Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 12:14)

Sevgili kardeşim, kötüyü değil, iyiyi örnek al. İyilik yapan, Allah’tandır [Allah’ın rızasına uyanlardandır]…  (Yuhanna’nın 3. Mektubu, 1:11)

Birbirimizi sevgi ve iyi işler için nasıl gayrete getirebileceğimizi düşünelim.  (Pavlus’tan İbranilere Mektup, 10:24)

… Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.  (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 6:9-10)

[Hz. İsa (as):] “Ama beni dinleyen sizlere şunu söylüyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin.” (Luka, 6:27-28)

[Hz. İsa (as):] “Sizden bir şey dileyen herkese verin, malınızı alandan onu geri istemeyin. İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever. Yalnız size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkarlar bile böyle yapar. Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak…” (Luka, 6:30-35)
İyi ağaç kötü meyve vermez. Kötü ağaç da iyi meyve vermez. Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez. İyi insan, yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan ise içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır. İnsanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler. (Luka, 6:43-45; Matta, 12:33-35)

Sizler ise kardeşler, iyilik yapmaktan usanmayın…  (Pavlus’tan Selaniklilere 2. Mektup, 3:13)

Allah’ın isteği, iyilik yaparak akılsızların bilgisizliğini susturmanızdır. Özgür insanlar olarak yaşayın; ama özgürlüğünüzü kötülük yapmak için bahane etmeyin. Allah’ın kulları olarak yaşayın. Bütün insanlara saygı gösterin. İmanlı kardeşlerinizi sevin. Allah’tan korkun… (Petrus’un 1. Mektubu, 2:16-17)

… Yaşamdan zevk almak ve iyi günler görmek isteyen, dilini kötülükten, dudaklarını hileli sözlerden uzak tutsun. Kötülükten sakınsın ve iyilik etsin. Esenliği arayıp onun ardınca gitsin. Çünkü Rab’bin gözleri [Allah’ın rahmeti ve yardımı] doğru kişilerin üzerindedir… (Petrus’un 1. Mektubu, 3:10-12)

Ve onlar mezarlarından çıkacaklar. İyilik yapmış olanlar yaşamak [sonsuz cennet hayatında yaşamak], kötülük yapmış olanlar yargılanmak [ahiret azabını çekmek] üzere dirilecekler. (Yuhanna, 5:29)

İsa her yanı dolaşarak iyilik yapıyor, şeytanın baskısı altında olanların hepsini iyileştiriyordu. Çünkü Allah onunla birlikteydi. (Elçilerin İşleri, 10:37-38)

Sevginiz ikiyüzlü olmasın. Kötülükten tiksinin, iyiliğe bağlanın. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 12:9)

Çünkü ister köle ister özgür olsun, herkesin yaptığı her iyiliğin karşılığını Rab’den alacağını biliyorsunuz.  (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:8)

Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için, komşusunun iyiliğini gözeterek [Allah rızası için] onu hoşnut etsin. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 15:2)

Kendi ellerimizle çalışıp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 4:12)

Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin. (Petrus’un 1. Mektubu, 3:11)

İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek? Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların “korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.”… İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun. Yalnız bunu yumuşak huyla, saygıyla yapın. Vicdanınızı temiz tutun… (Petrus’un 1. Mektubu, 3:13-16)

Ama dul kadının çocukları ya da torunları varsa, bunlar öncelikle kendi ev halkına yardım ederek Allah yolunda yürümeyi ve büyüklerine iyilik borcunu ödemeyi öğrensinler. Çünkü bu Allah’ı hoşnut eder. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:4)

Şimdiki çağda zengin olanlara gururlanmamalarını, gelip geçici zenginliğe umut bağlamamalarını buyur. Zevk almamız için bize herşeyi bol bol veren Allah’a umut bağlasınlar. İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur. Böylelikle gerçek yaşama kavuşmak üzere gelecek için kendilerine sağlam temel olacak bir hazine biriktirmiş olurlar. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:17-19)

Çünkü günah işleyip dövüldüğünüzde dayanırsanız, bunda övülecek ne var? Ama iyilik edip acı çektiğinizde dayanırsanız, Allah’ı hoşnut edersiniz. (Petrus’un 1. Mektubu, 2:20)

Öyleyse, Allah’ın mübarek ve sevgili seçilmişleri [iman etmiş kulları] olarak yürekten sevecenliği, iyiliği, alçakgönüllülüğü, sabrı, yumuşaklığı giyinin.(Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:12)

İnatçılığın ve tövbesiz yüreğin yüzünden Allah’ın adil yargısının açıklanacağı gazap günü için kendine karşı gazap biriktiriyorsun. Allah “herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir.” Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam [cennet hayatı] verecek. Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak. Kötülük eden herkese… sıkıntı ve elem verecek; iyilik eden herkese… yücelik, saygınlık, esenlik verecektir. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:5-10)

Size gelince, kardeşlerim, iyilikle dolu, her bilgiyle donanmış olduğunuzdan ben eminim. Ayrıca, birbirinize öğüt verebilecek durumdasınız.(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 15:14)

Sözdinlerliğinizi herkes duydu, bu nedenle sizin adınıza seviniyorum. İyilik konusunda bilge, kötülük konusunda deneyimsiz olmanızı isterim.(Pavlus’tan Romalılara Mektup , 16:19)

Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür. Rab’bi neyin hoşnut ettiğini ayırt edin. Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın. Karanlıktakilerin gizlice yaptıklarından söz etmek bile ayıptır. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 5:9-12)

Müjde’nin [Allah’ın emirlerinin] uğruna tutuklu kaldığım sürece senin yerine bana hizmet etmesi için onu yanımda alıkoymak isterdim; ama senin onayın olmadan bir şey yapmak istemedim. Öyle ki, yapacağın iyilik zorunluluktanmış gibi görünmesin, gönülden olsun.  (Pavlus’tan Filimona Mektup, 1:13-14)

Örneğin Sara İbrahim’i “Efendim” diye çağırır, sözünü dinlerdi. İyilik eder, hiçbir tehditten yılmazsanız, siz de Sara’nın çocukları olursunuz. (Petrus’un 1. Mektubu, 3:6)

Bunun için, Allah’ın isteği uyarınca acı çekenler, iyilik ederek canlarını güvenilir Yaradan’a emanet etsinler.  (Petrus’un 1. Mektubu, 4:19)

İşte bu nedenle Allah’ımız sizi çağrısına layık görsün, iyiliğe yönelik her dileğinizi, imana dayanan her uğraşınızı Kendi gücüyle sonuçlandırsın diye sizin için her zaman dua ediyoruz. (Pavlus’tan Selaniklilere 2. Mektup, 1:11)

Tersine Allah’ın hizmetkarları olarak olağanüstü dayanmada, sıkıntı, güçlük ve elemlerde, dayak, hapis, karışıklık, emek, uykusuzluk ve açlıkta; pak yaşayışta, bilgi, sabır, iyilik… ve içten sevgide; gerçeğin ilanında ve Allah’ın gücünde; sağ ve sol ellerimizde doğruluğun silahlarıyla… kendimizi her durumda örnek gösteriyoruz…  (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 6:4-8)

İyilik bulmak, yeryüzünde uzun ömürlü olmak için annene babana saygı göstereceksin.” Vaat içeren ilk buyruk budur. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:2-3)

Bunu sizin iyiliğiniz için söylüyorum, özgürlüğünüzü kısıtlamak için değil. İlginizi dağıtmadan, Rab’be adanmış olarak, O’na yaraşır biçimde yaşamanızı istiyorum. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 7:35)

Yafa’da, İsa öğrencisi olan Tabita adında bir kadın vardı… Bu kadın her zaman iyilik yapıp yoksullara yardım ederdi. (Elçilerin İşleri, 9:36)

“Doğru ve Allah’tan korkan, bütün Yahudi ulusunca iyiliğiyle tanınan, Kornelius adında bir yüzbaşı var” dediler… (Elçilerin İşleri, 10:22)

Riya ve Gösterişten Kaçınmak

Doğruluğunuzu insanların gözü önünde gösteriş amacıyla sergilemekten kaçının.Yoksa Allah’tan ödül alamazsınız. (Matta, 6:1)

… Birisine sadaka verirken bunu borazan çaldırarak ilan etmeyin. İkiyüzlüler, insanların övgüsünü kazanmak için… böyle yaparlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar karşılıklarını almışlardır. Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin. Öyle ki, verdiğiniz sadaka gizli kalsın. Gizlice yapılanı gören Allah sizi ödüllendirecektir. (Matta, 6:2-4)

Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye… caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar karşılığını almışlardır. (Matta, 6:5)

Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi: “… Size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. Ağır ve taşınması güç yükleri bağlayıp başkalarının sırtına yüklerler, kendileriyse bu yükleri taşımak için parmaklarını bile oynatmak istemezler. Yaptıklarının tümünü gösteriş için yaparlar…” (Matta, 23:1-5)

[Hz. İsa (as):] “Vay halinize… iki yüzlüler! Siz badanalı kabirlere benzersiniz ki, dıştan güzel görünürler, fakat içten ölü kemikleri ve her türlü murdarlıkla doludurlar. Siz de böylece insanlara dıştan salih görünürsünüz, fakat içten ikiyüzlülük ve fesatla dolusunuz.” (Matta, 23:27-28)

Oruç tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın. Onlar oruç tuttuklarını insanlara belli etmek için kendilerine perişan bir görünüm verirler…  (Matta, 6:16)

Dul kadınların malını mülkünü sömüren, gösteriş için uzun uzun dua eden bu kişilerin cezası daha da ağır olacaktır.  (Markos, 12:40; Luka, 20:47)

İsa kendisini yemeğe çağırmış olana da şöyle dedi: “… Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır. Böylece mutlu olursun. Çünkü bunlar sana karşılık verecek durumda değildirler. Karşılığı sana… insanlar dirildiği zaman verilecektir.” Sofrada oturanlardan biri bunu duyunca İsa’ya, “Allah’ın Egemenliği’nde [cennette] yemek yiyecek olana ne mutlu!” dedi. (Luka, 14:12-15)

Nefsi Arındırmak, Hevadan (Nefsin Bencil Tutkularından) Sakınmak

Benliğin işleri açıktır. Bunlar cinsel ahlaksızlık, pislik, sefahat, putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgınca eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allah’ın Egemenliğini [cenneti] miras alamayacaklar. Allah’ın Ruhu’nun meyvesi [Rahmani olan] ise sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir. Bu tür nitelikleri yasaklayan yasa yoktur. (Pavlus’un Galatyalılara Mektubu, 5:19-23)

Öyle ki, Yasa’nın [Allah’ın emirlerinin] gereği, benliğe göre değil, Allah’ın Ruhu’na [Allah rızasına] göre yaşayan bizlerde yerine gelsin. Benliğe uyanlar benlikle ilgili… düşünürler. Benliğe dayanan düşünce ölüm [cehennem azabı], Allah’ın Ruhu’na [Allah rızasına] dayanan düşünceyse yaşam ve esenliktir. Çünkü benliğe dayanan düşünce Allah’a düşmandır; Allah’ın Yasası’na boyun eğmez, eğemez de… Benliğin denetiminde olanlar Allah’ı hoşnut edemezler. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:4-8)

Kuşkusuz İsa’nın sesini duydunuz… Onun yolunda eğitildiniz. Önceki yaşayışınıza ait olup aldatıcı tutkularla yozlaşan eski yaradılışı üzerinizden sıyırıp atmayı, düşüncede ve ruhta yenilenmeyi, gerçek doğruluk ve kutsallıkta… yeni yaradılışı giyinmeyi öğrendiniz. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 4:21-24)

Şunu demek istiyorum: … [Allah’ın rızasına uygun] yaşayın. O zaman benliğin tutkularını asla yerine getirmezsiniz.  (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 5:16)

Bu nedenle bedenin dünyasal eğilimlerini fuhşu, pisliği, şehveti, kötü arzuları ve putperestlikle eş olan açgözlülüğü öldürün. Bunlar yüzünden Allah’ın gazabı söz dinlemeyenlerin üzerine geliyor. Geçmişte bunlarla iç içe yaşadığınız zaman siz de bu yollarda yürüdünüz. Ama şimdi öfke, kızgınlık, kötü niyet dahil, hepsini üzerinizden sıyırıp atın. Ağzınızdan hiçbir iftira ya da uygunsuz söz çıkmasın. Birbirinize yalan söylemeyin. Çünkü eski yaradılışı kötü alışkanlıklarıyla birlikte üzerinizden çıkarıp attınız… (Pavlus’tan Koloselilere Mektup, 3:5-10)

Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz [cehenneme gideceksiniz]; ama bedenin kötü işlerini Allah’ın Ruhu’yla [Allah rızası için yaşayarak] öldürürseniz yaşayacaksınız [cennete gideceksiniz]. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 8:13)

Çünkü biz benliğin denetimindeyken… günah tutkuları bedenimizin üyelerinde etkindi. Bunun sonucu olarak ölüme [cehennem azabına] götüren meyveler verdik. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 7:5)

Kendi benliğine eken, benlikten ölüm [cehennem azabı] biçecektir. Allah’ın Ruhu’na eken [Allah’ın rızasına göre yaşayan]… sonsuz yaşam biçecektir [cenneti kazanacaktır]. İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz. Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım. (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 6:8-10)

O’nun [Allah’ın] yüceliği ve erdemi sayesinde bize çok büyük ve değerli vaatler verildi. Öyle ki, dünyada kötü arzuların yol açtığı yozlaşmadan kurtulmuş olarak [yaşayasınız]… İşte bu nedenle her türlü gayreti göstererek imanınıza erdemi, erdeminize bilgiyi, bilginize özdenetimi, özdenetiminize dayanma gücünü, dayanma gücünüze Allah yoluna bağlılığı, bağlılığınıza kardeşseverliği, kardeşseverliğinize sevgiyi katın. (Petrus’un 2. Mektubu, 1:4-7)

Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor. Çünkü yanlış yolda yürüyenlerden henüz kurtulanları, boş ve kurumlu sözler söyleyerek benliğin tutkularıyla, sefahatle ayartırlar. Onlara özgürlük vaat ederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın kölesidirler. Çünkü insan neye yenilirse onun kölesi olur.  (Petrus’un 2. Mektubu, 2:17-19)

Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın. Sizi çağıran Allah kutsal olduğuna göre, siz de her davranışınızda kutsal olun. (Petrus’un 1. Mektubu, 1:14-15)

Sevgili kardeşler… cana karşı savaşan benliğin tutkularından kaçının. Çünkü bu dünyada yabancı ve konuksunuz. İnanmayanlar arasında olumlu bir yaşam sürün. Öyle ki, kötülük yapanlarmışsınız gibi size iftira etseler de, iyi işlerinizi görerek Allah’ı, kendilerine yaklaştığı gün yüceltsinler. (Petrus’un 1. Mektubu, 2:11-12)

Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını [manevi silahları] kuşanalım. Kendimizi çılgınca eğlenceye ve sarhoşluğa, ahlaksızlığa ve sefahate, çekişmeye ve kıskançlığa kaptırmayalım. Gün ışığında olduğu gibi, saygın bir yaşam sürelim…. Benliğinizin tutkularına uymayı düşünmeyin.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 13:12-14)

Zengin olmak isteyenler ayartılıp tuzağa düşerler, insanı çöküşe ve yıkıma götüren birçok saçma ve zararlı arzulara kapılırlar. Çünkü her türlü kötülüğün bir kökü de para sevgisidir. Kimileri zengin olma hevesiyle imandan saptılar, kendi kendilerine çok acı çektirdiler. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 6:9-10)

Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek. Açgözlülüklerinden ötürü uydurma sözlerle sizi sömürecekler. Onlar için çoktan beri verilmiş olan yargı gecikmez. Onları bekleyen yıkım da uyuklamaz. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:2-3)

Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine… yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız. Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, benliğin… isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Doğal olarak ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 2:1-3)

Görülüyor ki Rab Kendi yolunda yürüyenleri karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle benliğin yozlaşmış tutkuları ardından giden ve yetkisini hor görenleri cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir. Bu küstah, dikbaşlı kişiler yüce varlıklara sövmekten korkmazlar… Ama anlamadıkları konularda sövüp sayan bu kişiler, içgüdüleriyle yaşayan, yakalanıp boğazlanmak üzere doğan, akıldan yoksun hayvanlar gibidir. Hayvanlar gibi onlar da yıkıma uğrayacaklar. Ettikleri haksızlığa karşılık zarar görecekler. Gündüzün zevk alemlerine dalmayı eğlence sayarlar. Birer leke ve yüzkarasıdırlar. Sizinle yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar. Gözleri zinayla doludur, günaha doymazlar. Kararsız kişileri ayartırlar. Yüreği açgözlülüğe alıştırılmış lanetli insanlardır. (Petrus’un 2. Mektubu, 2:9-14)

Salih Amellerde Bulunmak, Hayırlarda Yarışmak

Kardeşler, siz özgür olmaya çağrıldınız. Ancak özgürlük benlik [nefsinize uymak] için fırsat olmasın. Birbirinize sevgiyle hizmet edin.  (Pavlus’tan Galatyalılara Mektup, 5:13)

İnsanlara değil, Rab’be hizmet eder gibi [Allah rızası için] gönülden hizmet edin.Çünkü ister köle ister özgür olsun, herkesin yaptığı her iyiliğin karşılığını Rab’den alacağını biliyorsunuz. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:7-8)

[Hz. İsa (as):] “[Allah rızası için] bana hizmet etmek isteyen, ardımdan gelsin.Ben neredeysem bana hizmet eden de orada olacak. Allah, bana hizmet edeni onurlandıracaktır.” (Yuhanna, 12:26)

Her biriniz hangi ruhsal armağanı aldıysanız, bunu Allah’ın çok yönlü lütfunun iyi hizmetkarları olarak birbirinize hizmet etmekte kullanın. Konuşan, Allah’ın sözlerini iletir gibi konuşsun. Başkalarına hizmet eden, Allah’ın verdiği güçle hizmet etsin. Öyle ki… Allah herşeyde yüceltilsin… (Pavlus’tan Petrus’a 1. Mektup, 4:10-11)

İsa onlara, “Ulusların kralları, kendi uluslarına egemen kesilirler. İleri gelenleri de kendilerine iyiliksever unvanını yakıştırırlar” dedi. “Ama siz böyle olmayacaksınız. Aranızda en büyük olan, en küçük gibi olsun; yöneten, hizmet eden gibi olsun.” (Luka, 22:25-26)
Yaptığınız bu hizmet yalnız kutsalların [kendini Allah’a adamışların] eksiklerini gidermekle kalmıyor, birçoklarının Allah’a şükretmesiyle de zenginleşiyorsunuz. Onlar, içtenliğinizi kanıtlayan bu hizmetten ötürü, açıkça benimsediğiniz Mesih Müjdesi’ne [Allah’ın Hz. İsa (as)’a vahyine] uyarak kendileriyle ve herkesle malınızı cömertçe paylaştığınız için Allah’ı yüceltiyorlar. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 9:12-13)

Koşu alanında yarışanların hepsi koştuğu halde ödülü bir kişinin kazandığını bilmiyor musunuz? Öyle koşun ki ödülü kazanasınız. Yarışa katılan herkes kendini her yönden denetler. Böyleleri bunu çürüyüp gidecek bir defne tacı kazanmak için yaparlar. Bizse hiç çürümeyecek bir taç için yapıyoruz. Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum…  (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 9:24-27)

… Allah’ın nazarında temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.” (Yakup’un Mektubu, 1:27)

İsa şöyle yanıt verdi: “Adamın biri Yeruşalim’den Eriha’ya inerken haydutların eline düştü. Onu soyup dövdüler, yarı ölü bırakıp gittiler… O yoldan geçen bir Samiriyeli ise… adamın yanına gitti… Sonra adamı kendi hayvanına bindirip hana götürdü, onunla ilgilendi. Ertesi gün iki dinar çıkararak hancıya verdi. ‘Ona iyi bak’ dedi, ‘Bundan fazla ne harcarsan, dönüşümde sana öderim.’ Sence bu üç kişiden hangisi haydutlar arasına düşen adama komşu gibi davrandı?” Yasa uzmanı [din alimi], “Ona acıyıp yardım eden” dedi. İsa, “Git, sen de öyle yap” dedi. (Luka, 10:30-37)

Yafa’da, İsa öğrencisi olan Tabita adında bir kadın vardı. Tabita, ceylan anlamına gelir. Bu kadın her zaman iyilik yapıp yoksullara yardım ederdi.(Elçilerin İşleri, 9:36)

Öğrenciler, her biri kendi gücü oranında, Yahudiye’de yaşayan kardeşlere gönderilmek üzere yardım toplamayı kararlaştırdılar. Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul’un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler. (Elçilerin İşleri, 11:29-30)

İsa daha Celile’deyken bu kadınlar onun ardından gitmiş, ona hizmet etmişlerdi… (Markos, 15:41)

Siz de bilirsiniz ki, bu eller hem benim, hem de benimle birlikte olanların gereksinmelerini karşılamak için hizmet etmiştir.  (Elçilerin İşleri, 20:34)

Mesih’e [Allah rızası için] bu yolda hizmet eden, Allah’ı hoşnut eder, insanların da beğenisini kazanır. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 14:18)

Bunun için Mesih İsa’ya ait [Allah rızası için Hz. İsa (as)’a bağlı] biri olarak Allah’a verdiğim hizmetle övünebilirim. (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 15:17)

Birbirinize kardeşlik sevgisiyle bağlı olun. Birbirinize saygı göstermekte yarışın. Gayretiniz eksilmesin… Rab’be kulluk edin. Umudunuzla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin. İhtiyaç içinde olan kutsallara [kendini Allah’a adamışlara] yardım edin. Konuksever olmayı amaç edinin.(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 10:10-13)

Ama şimdi kutsallara [kendini Allah’a adamışlara] bir hizmet için Yeruşalim’e gidiyorum. Çünkü Makedonya ve Ahaya’da bulunanlar, Yeruşalim’deki kutsallar arasında yoksul olanlar için yardım toplamayı uygun gördüler… Bu işi bitirip sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra size uğrayacağım, sonra da İspanya’ya gideceğim… (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 15:25-29)

Yaptığı iyiliklerle tanınmış… sıkıntıda olanlara yardım etmiş, kendini her tür iyi işe adamışsa… (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:9-10)

İmanlı bir kadının dul yakınları varsa onlara yardım etsin. İnananlar topluluğu yük altına girmesin ki, gerçekten kimsesiz olan dullara yardım edebilsin. (Pavlus’tan Timoteos’a 1. Mektup, 5:16)

Yoksullar her zaman aranızdadır, dilediğiniz anda onlara yardım edebilirsiniz; ama ben her zaman aranızda olmayacağım. (Markos, 14:7)

Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı. (Elçilerin İşleri, 2:45)

Aralarında yoksul olan yoktu. Çünkü toprak ya da ev sahibi olanlar bunları satar, sattıklarının bedelini getirip elçilerin buyruğuna verirlerdi; bu da herkese ihtiyacına göre dağıtılırdı. (Elçilerin İşleri, 4:34-35)

Kardeşlerim, eğer bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Öyle bir iman o kimseyi kurtarabilir mi? Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken, sizden biri ona, “Esenlikle git, ısınmanı ve doymanı dilerim” derse, ama bedenin gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar?… Görüyorsun, onun [Hz. İbrahim (as)’ın] imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı. (Yakup’un Mektubu, 2:14-22)

Geçici yiyecek için değil, sonsuz yaşam boyunca kalıcı yiyecek için çalışın… (Yuhanna, 6:27)

… Bunlar, kendi olanaklarıyla İsa’ya ve öğrencilerine yardım ediyorlardı.  (Luka, 8:3)

Bizimkiler de kendilerini iyi işlere vermeyi öğrensinler. Böylelikle temel ihtiyaçları karşılanmış ve verimsiz bir yaşam sürmemiş olurlar. (Pavlus’tan Titus’a Mektup, 3:14)

Rab’bin hizmetinde [Allah yolunda] çalışan Trifena’yla Trifosa’ya selam edin. Rab’bin hizmetinde çok çalışmış olan sevgili Persis’e selam söyleyin.(Pavlus’tan Romalılara Mektup, 16:12)

Ahaya’da ilk iman eden ve kendilerini kutsalların [kendini Allah’a adamışların] hizmetine adayan İstefanas’ın ev halkını bilirsiniz. Kardeşler, size yalvarırım, bu gibilere ve onlarla birlikte çalışıp emek verenlerin hepsine bağımlı olun. (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 16:15-16)

Müjde’yi [Allah’ın emirlerini] yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz. Üstelik bu kardeş, Rab’bi yüceltmek ve yardıma hazır olduğumuzu göstermek için yürüttüğümüz bu hayırlı hizmette yol arkadaşımız olmak üzere kiliseler tarafından seçildi.(Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 8:18-19)

… Timoteos’un, değerini kanıtlamış biri olduğunu… Müjde’nin [Allah’ın emirlerinin] yayılması için benim yanımda hizmet ettiğini bilirsiniz. (Pavlus’tan Filipililere Mektup, 2:22)

Efendileri iman etmiş olanlarsa, nasıl olsa kardeşiz deyip efendilerine saygısızlık etmesinler. Tersine, daha iyi hizmet etsinler. Çünkü bu iyi hizmetten yararlananlar, sevdikleri imanlılardır. Bu ilkeleri öğret ve öğütle. (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 6:2)

… Roma’ya geldiğinde beni gayretle arayıp buldu. O gün Rab’den merhamet bulmasını dilerim. Efes’te onun bana ne kadar hizmet ettiğini sen de çok iyi bilirsin.  (Pavlus’tan Timoteos’a 2. Mektup, 1:16-18)

… Yapacağın iyilik zorunluluktanmış gibi görünmesin, gönülden olsun.  (Pavlus’tan Filimon’a Mektup, 1:13-14)

Allah… emeğinizi ve kutsallara [kendini Allah’a adamışlara] hizmet etmiş olarak ve etmeye devam ederek O’nun adına [Allah’ın rızası için] gösterdiğiniz sevgiyi unutmaz. Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz. Tembel olmamanızı, vaat edilenleri iman ve sabır aracılığıyla miras alanların örneğine uymanızı istiyoruz. (İbranilere Mektup, 6:10-12)

Yaptıklarını, sevgini, imanını, hizmetini, sabrını biliyorum. Son yaptıklarının ilk yaptıklarını aştığını da biliyorum. (Vahiy, 2:19)

Bu hizmeti Allah’ın merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz. Utanç verici gizli yolları reddettik. Hileye başvurmayız, Allah’ın sözünü de çarpıtmayız. Gerçeği ortaya koyarak kendimizi Allah’ın önünde her insanın vicdanına tavsiye ederiz. (Pavlus’tan Korintlilere 2. Mektup, 4:1-2)

[Hz. İsa (as)] eline dokununca kadının ateşi düştü. Kadın kalkıp İsa’ya [Allah rızası için] hizmet etmeye başladı. (Matta, 8:15)

Davut, kendi kuşağında Allah’ın amacı uyarınca hizmet ettikten sonra gözlerini yaşama kapadı, ataları gibi gömüldü ve bedeni çürüyüp gitti.(Elçilerin İşleri, 13:36)

Öyle ki, kutsallar [kendini Allah’a adamışlar] hizmet görevini yapmak… üzere donatılsın. (Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 4:12)

Allah’ın Emirlerini Tavsiye Ederken Aynı Zamanda Uygulayıcısı Olmak

Allah sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun.  (Yakup’un Mektubu, 1:22)

… Mükemmel yasaya [Allah’ın emirlerine], özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır. (Yakup’un Mektubu, 1:25)

… Yasa’yı [Allah’ın emirlerini] bildikleri halde günah işleyenlerse Yasa’yla yargılanacaklar. Çünkü Allah Katında aklanacak olanlar Yasa’yı işitenler değil, yerine getirenlerdir.  (Pavlus’tan Romalılara Mektup, 2:12-13)

Ne var ki, şimdi küstahlıklarınızla övünüyorsunuz. Bu tür övünmelerin hepsi kötüdür. Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur. (Yakup’un Mektubu, 4:16-17)

İman Sahibi Anne ve Babaya Karşı Hürmetkar Olmak

[Hz. İsa (as):] “O’nun [Allah’ın] buyruklarını biliyorsun: ‘Adam öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, kimsenin hakkını yemeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin.‘” (Markos, 10:19)

[Hz. İsa (as):] “… Annene babana saygı göstereceksin.” (Luka, 18:20; Matta, 19:19)

Ey çocuklar, Rab yolunda anne babanızın sözünü dinleyin. Çünkü doğrusu budur. “İyilik bulmak, yeryüzünde uzun ömürlü olmak için annene babana saygı göstereceksin.” Vaat içeren ilk buyruk budur. Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rab’bin terbiye ve öğüdüyle büyütün.(Pavlus’tan Efeslilere Mektup, 6:1-4)

Musa, ‘Annene babana saygı göstereceksin‘… (Markos, 7:10)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s